Onlara Bir Gelecek Hediye Edin

Bülent Arınç nereye koşuyor? – 27.11.2020

Politika yani siyaset bir ince sanattır. Siyaseti bilmeyen kimseler idarecilik, yöneticilik yapamazlar. Özellikle de devleti idare edenlerin siyaseti mutlak iyi bilmesi gerekir. Bu bakımdan tarihte en fazla siyasetname türünde eserler kaleme alınmış bilhassa idareciler uyarılmak istenmiştir. Nitekim siyasetnamelerde devletin esas yürütücüsü olan hükümdarların, vezirlerin, defterdar vesair görevlilerin nasıl olması gerektiği en ince detayına kadar açıklanmıştır. Hükümdarlara lazım olan sıfatlar, dinî ve ahlaki görevleri, halkla olan ilişkisi, saltanatı fenaya götüren hâller belirtilmiştir. Bütün bunlardaki maksat devleti güçlü ve müreffeh kılmaktır.

Devamını oku

Gönülden gelen dua – 20.11.2020

“Dünya üç gün gibidir. Geçen gün, geçip gitmiştir artık. Geri döndüremezsin. Ondan ümit kesilmiştir. İkinci gün, içinde bulunduğun gündür ki, bu günü ganimet ve fırsat bil. Üçüncüsü ise gelecek olan gün ki, sen ona ulaşır mısın belli değil! Belki de gelecek olan güne kavuşamadan ölürsün!..”

Bu sözlerin sahibi olan Hasan-ı Basrî hazretleri tabiinin en büyüklerindendir. Zahid, muhaddis, fakih ve müfessirdir.

Devamını oku

Mevlid-i şerif vakıfları – 30.10.2020

Âlemlerin en hayırlısı ve üstün bir ahlak üzerine yaratılmış olan Muhammed aleyhisselam, hem Allah’ın habibi, sevgili kulu, hem de ümmeti tarafından en sevilendir. Peygamber’e duyulan sevgi, sahâbiden günümüze kadar birçok vesileyle dile getirilmiştir.

Eshâb-ı kirâm efendilerimizin Resûlullah’a muhabbetleri, sevgileri, saygıları ve bağlılıkları hiçbir şeyle ölçülemezdi. O’nu canlarından, mallarından ve akrabalarından daha çok severlerdi.

Devamını oku

Kıbrıs’ta sevinç ve acı gerçekler! – 23.10.2020

Kıbrıs şu anda iki yapılı hâlini devam ettirmektedir. Bir tarafta Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti diğer tarafta ise Güney Kıbrıs Rum Yönetimi…

Çok değil yarım asır öncesine gidelim. Rumlar Yunanlıların da destek ve teşvikleriyle adadaki Türkleri sistemli bir katliama tabi tutuyor, evlerini yurtlarını yakıyor, kadınların kızların namusunu kirletiyordu. Adada tecavüz ve zulümlerle neredeyse bir soykırım vahşeti yaşanıyordu. Rumlar bir taraftan da adayı Yunanistan’a bağlamak için yoğun bir çaba harcıyordu. Ancak 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı ile bu insanlık dramı son bulacak ve adadaki Türkler derin bir nefes alacaktır.

Devamını oku