Hayatı Okuyan Kitaplar..,

Osmanlı Paşasına selam duran Fransızlar! – 08.01.2021

Türk siyasi tarihinin renkli ve tartışmalı isimlerinden biri de Ahmed Vefik Paşa’dır. Onun kadar farklı görevlerde bulunmuş başka bir devlet adamı azdır. O, aynı zamanda büyük bir edipti. Türkiye’nin ilk Türkolog ve Türkçülerinden olup lügat âlimi ve tiyatro edebiyatının önde gelen kurucularındandı.

Ahmed Vefik Paşa’nın diplomatik anlamda devlet adamlarımıza misal gösterilecek uygulamaları vardır.

Paşa, 10 Aralık 1859’da Paris Büyükelçiliği’ne getirilmişti. O, bu görevde iken Sultan Abdülmecid Han vefat etmiş yerine Abdülaziz Han tahta çıkmıştı. (25 Haziran 1861)

Devamını oku

Türk olmak -4- 01.01.2021

Türk olmak kolaydır. Zira Türk bir anne babadan doğmakla bu unvanı kolayca elde edebilirsiniz. Fakat Türk olma vasıflarını elde etmek kolay değildir! Dört haftadır bu vasıflara bir nebze de olsa değinmeye çalışıyorum. Bu vasıf aynı zamanda Müslüman olmanın gereğidir. Müslüman Türk olmanın tezahürüdür. Geçen hafta da belirttiğimiz üzere başına Çerkes, Kürt, Laz, Boşnak, Arnavut, Arap ne yazarsanız yazın değişmeyecek bir vasıfla hareket etmektir. Irkı farklı olsa da İslam kimliği hepsini Mostar Köprüsü’nün zamkı gibi bir arada tutmalıdır. Türk olmak; aynı zamanda bütün bu Müslüman unsurları bir arada tutabilme ustalığıdır.

Devamını oku

Türk olmak -2- 18.12.2020

Geçen hafta Türk olmak konulu yazıma tebrik mesajları yağdı. Her bir okuyucuma sonsuz şükranlarımı sunarım. “Hocam az yazmışsın” diyenler çok oldu. Ben de devam edeceğimin müjdesini vermiştim…
Gerçekten de Türk olmak büyük mesuliyettir. Görevdir, fedakârlıktır. ‘Ben Türk’üm diyenin, Türklük davası güdenin bunları bilmesi ve asla unutmaması gerekir.
Aksi takdirde Necip Fazıl Üstad‘ın:
“Mezarda kan terliyor, babamın iskeleti;
Ne yaptık ne yaptılar, mukaddes emaneti?”

Devamını oku

Hey kıtalara sığmayan Koca Türk! – 11.12.2020

Geçtiğimiz hafta Meral Akşener’i, başında “İstanbul Sözleşmesini uygula” yazısıyla görünce eski günlere gitti aklım.

Marmara Üniversitesinde doktora yaptığı yıllara. O zaman yaptığı konuşmalara, davasına, gayesine, hedeflerine…

Nasıl ifade edeyim ki, rüyamda görsem inanmayacağım bir manzara idi!

İstanbul Sözleşmesi gibi; dini, örfü, namusu ayaklar altına alan bir derin projeyi uygulatmak için çırpınan nasıl bir Türk olabilir, diye düşündüm!..

Devamını oku