Bitik bir profesörün son çırpınışları! – 06.03.2020

Tefsir Profesörü Mustafa Öztürk, nam-ı diğer “şövalye” hakkında son birkaç ay içinde iki üç yazı kaleme aldım. Akıl almaz hezeyanlarını belirttim. Din-i İslam’a uymayan sözlerine değindim.

Hakkımda “Dinime dahleden bari Müselman olsa” başlıklı bir yazı kaleme almış. Dini nedir bilemedim!

Zira kendisine tevdi ettiğim şu suallerin cevabını hiç vermedi!

“Kur’ân-ı kerimde Cenâb-ı Hakk çelişkiler içerisinde” diyen Ömer Özsoy ile “Kur’an-ı kerim’deki bazı kıssalar Hazreti Peygamberin uydurmasıdır ve atılmalıdır” diyen İlhami Güler için “Onların imanı benim imanımdan daha sağlamdır” diye ifade edeceksin;

“Kur’ân kıssalarını tarihî hakikat olarak kabul etmek en büyük yanlıştır” diyeceksin (Bkz. Kıssaların Dili, s. 99); 

“Kur’ân-ı kerim gelmese de olurdu veya bugünden daha kötü olmazdı” diyecek ve hâşâ Cenab-ı Hakk’ı abesle iştigal eder göstereceksin;

Kur’ân-ı kerimde cihadla ilgili âyetleri anlatırken, “Bu ifade Allah’ın olamaz, Allah böyle politik bir dil kullanmaz” diyecek ve reddedeceksin; (Bkz. İslâm Kaynaklarında, Geleneğinde ve Günümüzde Cihad, s. 155)

İ’la-yi kelimetullah davasını fakih ve müfessirlerin uydurması olarak gösterecek ve Osmanlı’nın cihadı ile Hıristiyan haçlıların savaşlarını aynı kategoride değerlendireceksin (Bkz. Cihad, s. 215);

Neticede bunları yüzüne çarpan birine de hiçbir cevap vermeyip “Dinime dahleden bari Müselman olsa” diyeceksin…

Söyler misin şövalye hangi dindensin sen? Kabul ettiğin iman esaslarını da sayar mısın? Kur’ân-ı kerime iman nasıl olacak? Peygamberlerin sıfatları nedir? Bilir misin?

Ben itikatta Ehl-i sünnet, amelde Hanefi olan bir Müslümanım. Buna göre ibadetlerimi yaparım. Bunda ne kusur var açıklar mısın?

Bir de şöyle seslenmişsin: “Ey şahıs! Din, Kur’ân kıssaları veya vahyin mahiyeti gibi konularda çoğunluğun benimsediği görüşün aksine görüş beyan etmekle bozulan bir şey değildir. Bu dünyanın üzerinden Bâtınîler (İsmâilîler, Karmatîler) geldi geçti ama bak din hâlâ yerli yerinde duruyor.”

Evet o söylediklerin geldi geçtiler. Onlar da senin gibi idiler. Peki bu sözlerinle Karmatîlerin yapamadığını ben yaparım mı demek istiyorsun? Çoğunluğun benimsediği derken kimdir o çoğunluk söyler misin? Şanlı Peygamber efendimiz için iftirada bulunan bir kişi için, İslam Dairesinde hangi Ehl-i sünnet âliminin sözünün kıymeti olabilir ki? Şu bin dört yüz sene içinde senin sözlerini ifade eden bir Ehl-i sünnet âlimi oldu mu söyle!!!

Haydi bir isim ver!!!

Bin dört yüz sene sonra İslam’ı bir tek sen mi, anladın! Hangi İslam’dan bahsediyorsun?

Senin gibilere eskiler, “kat’ı tarik-i İlahi” derlerdi. İlahiyat fakültelerinde gençlerimizi oryantalistlerin İslam’ı yıktığı fikirlerle besleyeceksin tenkit edilince de rahatsız olacaksın! Öyle yağma yok!

 

Battıkça batıyorsun şövalye!

Peki, şövalye bütün bu sözlerime cevap vermek yerine yazısında ne yapmış?

Tam olarak, “Men çe guyem, tamburem çe guyed?” (Ben ne söylerim, tamburum ne söyler) nevinden bir yazı kaleme almış.

Hakkımda on yıldır yapılan tezviratı, iftiraları internet sayfalarından toplamış ve hakaretler ederek sıralamış.

Oysa onların hepsinin cevabını verdim ben şövalye. Fakat senin gözün şu an hiçbir şey göremez. Çünkü sinirlenince akıl gidermiş, şaşı bakıyorsun.

CHP’li Bilecik Belediye Başkanı, Sultan Vahideddin hakkında yazdığım bir yazıyı Bilecik Tarih Şeridinden kaldırabilmek için beni intihalcilikle suçladı. Ona bile can simidi diye yapıştın ya şövalye, bittin artık! Benim Vahideddin Han hakkında yazdığım yazıyı da okumuş muydun şövalye?

Bak bir yazımda hatayı kabul ettiğimi de görmüşsün. Merak etme her eksiğimi kabul edecek biriyim ben. Hata olduysa oldu der, özür dilerim. Erdemlik ve adamlık budur. Bundan gocunmam.

Fakat efsane, hurafeci, masalcı, intihalci vs. sözlerine ne diyeyim?

Ben de sana hırsız, arsız, uğursuz diye mi bağırayım?

Öyle bir dil yok bende!

İnternette bebelerin bile inanmadığı iddialardan başka hiç mi yeni bir şey bulamadın. Benim için “Kayı efsaneleri ve hurafelerinden” bir seri çıkarmış demişsin. 11 Kitap 4400 sayfalık Kayı serisinden bari bir hurafe bulup gösterseydin! Ayrıca, “Ceddin deden neslin baban” tarihçiliği diyerek alaya almak çok sakil kalıyor! Her şeyin bir yeri vardır unutma! Okumak zor, sallamak çok kolay oluyor değil mi?

Bak ben okuyorum sayfalarına kadar yazıp cevap istiyorum.

Daha çeşitli kitap ve konferanslarındaki, “Mirac hadisesi tamamıyla kurgudur”; “Namaz üç vakit, ikişer rekattı. Medine döneminde Müslümanlar gevşedi peygamber de aralara hem vakit koydu ve hem de rekatları  arttırdı” ve “Mehmet Akif Ersoy’un dili Kur’ân-ı kerimin dilinden daha tesirli ve etkilidir” şeklindeki zırvalarına da sıra gelmedi. İnkâr etsene bunları şövalye!

Müslüman mahallesinde salyangoz satma!

Bak Şövalye! Senin pespaye kitap diye saldırdığın eser, benim için baş tâcıdır. Onlarca tefsir, hadis ve yüzlerce İslam âliminin eserinden derlenmiştir. Fakat senin gibi, mehazları Rudi Paret, İzutsu, Arberry, Massignon, Watt, Gustav Weil vesaire gibi oryantalist olanlar ne bilsin, ne anlasın! “Karga çöplükten tad alır, bülbüldür gülü arayan…”

Bu arada Kuramer’le hiçbir bağlantım yok demişsin. Montgomery Watt’ın da bağlantısı yok! Fakat bu Anglikan papazının kitabını Kuramer yayınladı. Senin yukarıda saydığım hezeyanlarını da Kuramer kitaplarına sansürsüz koydu. Kuramer’in parasının nereden geldiği benim araştırma sahama girmiyor! Bunları açıklamana gerek yok! O hezeyanlar sitelerinde durduğu ve Montgomery Watt’ın kitapları satıldığı müddetçe Kuramer ve destekçileri vebalden kurtulamayacaktır. Sen onlarla dertlenme! Kargaları dahi güldüren bir açıklamada bulunmuşlar zaten!

Bu arada yazında saldırırken, “adam ol” falan diye de bir ilim adamına hiç yakışmayacak ifadelerle çileden çıkmışsın. Ben adamlığı babamdan aldım şövalye. Böyle ucuz polemiklere, hakaretlere girmem. Ben bir ilim adamı olarak sadece yazılarındaki dine İslam’a uymayan fecaatlere değindim. Hatalarını sıraladım. Senin gibi gazeteme ve daha bilmem kimlere çıldırmış gibi saldırmadım. Şayet öyle yapacaksan sana birçok tüyo daha vereyim. Ben Sinop, Boyabat, Çoraklıyım. Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde altı, Marmara Üniversitesi’nde şu ana kadar 31 sene çalıştım. Cine5’de 4, Lalegül’de 3 yıl, TRT1 ve  TGRT’de de 4’er ay daimi program yaptım. Sayısız dergilerde makaleler kaleme aldım. Boş kaldıkça bunlara da saldırırsın!

Ben ise senin eserlerinden, kitaplarından ve videolarından hareketle söz ve yazılarının İslam’a uymadığını açıkça ifade ediyorum. Cevabın yoksa bari susmayı bil adamlık öğren!

Bir yazında şövalyeliğin erdemlerini sıralayıp benimsediğini belirtmiştin. Şu yazınla gerçek bir şövalye olduğunu da gösterdin. Sinirlenince bütün saydığın erdemler yok oldu gitti. Çok sevdiğin şövalyeler de Müslüman âlemine böyle iftiralarla saldırıyorlardı çünkü!!! Kur’ân-ı kerime, peygambere hakaretler ediyorlardı. İftihar etmekle öykündüğün o şövalyelerin Maaretun Numan’da çocukları dahi pişirip yediklerini duymuş muydun?

Bana iftiraların hiç mühim değil şövalye..

Yazdıklarınla yüzleşecek ve Müslüman evlatlarını ifsad etmekten vazgeçecek misin onu söyle!!! Yoksa Müslüman mahallesinde salyangoz satma!

TEFEKKÜR
Hidâyet senden olmazsa,
dirayet neylesin Yâ Rab!
Arabça bilse de Bû Cehle
âyet neylesin Yâ Rab!
Merzifonlu Cûdi
                                                   

Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil
06.03.2020
Türkiye Gazetesi

https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/prof-dr-ahmet-simsirgil/612546.aspx

Print Friendly, PDF & Email

    • Görüşüm Budur on 21 Kasım 2020 at 10:17
    • Cevapla

    Hocam sayfanızı işgal etmek istemiyorum af dilerim fakat son olarak şunu söylemek isterim acaba bu (yukarıda bahsedilen) hocayı kime şikayet ederim diye düşünüyorum ki burada yazıyor buluyorum kendimi,Rabbim ne büyük bakın nasıl ifşa oluyorlar oysa okulda üstü kapatılıyor ve öğrenci hep telafi etme rolünü oynuyor eleştirecek kalemimiz de kelamımız da tükenmez Allâh’ın izniyle biz O’na LAYIK oluruz İnşAllâh.

    • Görüşüm Budur on 21 Kasım 2020 at 10:06
    • Cevapla

    Gereksiz bir cümle var yukarıdaki yorumumda düzelmiyor devam edeyim bu karakterdeki insanları baştan siliyorum hocam kendi özel hayatlarına sahip çıkamayacak insanlardan dine sahip çıkmasını mı bekliyoruz daha çok bekleriz yedikleri ekmeğin parasının nerden geldiğini bilmezler milletin maskarası olmuşlar Nihat Uzunun saçmalıklarını da bir bilmelisiniz sonunu getiremiyor çıkıp gidiyor seneler böyle bitti bunların işleri bitmez biz de herkes gibi ne olduğunu söylüyoruz alınacaklar daha çok

    • Görüşüm Budur on 21 Kasım 2020 at 09:52
    • Cevapla

    Alkışlıyorum hocam Nihat Uzunu tanıyor musunuz 1.sınıfta tefsir tarihi usulun geldi sonra tefsir 1ve 2i gerisini başka hoca tamamladı hocam bu insanların karakterine bakıp işlerini anlamak mümkün bir kez bile konuşmak istemediğim bir hocadır sonra seçmeli derste geldi ben önceden seçilmeyecek bir hoca olduğunu bir şekilde ifade ettim o dersi protesto havasında işlemedi çıktı parmağıyla şahsımı sebep gösteriyor o varsa ders işlemem diyor gidiyor odasına Hocam bu nedir sizin yorumunuza ihtiyacım var bir türlü sizi bunların ARKASINDAKİleri, ben bayan bir öğrenciyim, daha önce İletişim alanında bir bölüm gördüm,bu denlisini görmedim,Size yönelttiği sözler bize yönelttiği demektir onlar da bir karakter duruş yok ifadelerinize 10katını da ben eklerim, size selam olsun

Bir cevap yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.