Category: Cuma Divanı

II. Abdülhamid Han’a bitmeyen kin! -14.02.2020

Cihân bâki değil fânidir ey yâr Tedarikde ola gör imdi her bâr 102 sene önce Sultan II. Abdülhamid Han’a bu dünyada son vazife ifa ediliyordu. Ahmet Refik Bey’in ifadesiyle neredeyse bütün bir İstanbul halkı yollara dökülmüş Topkapı Sarayı’ndan II. Mahmud Han Türbesi’ne doğru götürülen cenaze alayını takip ediyorlardı. Gözlerden yaşlar süzülüyor, yüzlerde büyük bir hüznün …

Continue reading

​İdlib saldırısı ve Türkiye’nin tavrı – 07.02.202

15 Temmuz ABD ile ilişkilerimiz açısından bir milattı. Zira ABD’nin FETÖ’ye on yıllardır verdiği destek ve sonunda gelinen nokta malum olmuştu. Kesin olarak biliniyordu ki darbe girişimi ile ABD’nin doğrudan ilişkisi vardı. İşgalin başarısız olmasına ve irtibatlı olduklarına dair belgelerin sunulmasına rağmen ABD yolundan asla dönmedi. Hatta neden başarısız olduk psikozu içerisinde Türkiye’yi başka yollardan çökertmek sevdasına …

Continue reading

Hareket-i arz! – 31.01.2020

Son yer sarsıntısı dolayısıyla Elâzığ ve Malatya’da vefat eden kardeşlerimize bu yazım vesilesiyle bir kez daha rahmetler olsun. Bölge halkına geçmiş olsun derken yaralı kardeşlerimize de acil şifalar diliyorum… Eski Türkçede deprem, yer sarsıntısı, zelzele gibi kelimelerin karşılığı “hareket-i arz” idi. Biz küçükken bir yerde deprem olduğunda, büyüklerimiz kısaca “hareket olmuş” derlerdi. Hareketin ne olduğunu akabinde anlatılanlardan öğrenmiş olurduk. …

Continue reading

Libya’da ne işimiz var? – 24.01.2020

II. Abdülhamid Han konuşulmaya başlandığında onu sevenlerin dahi zaman zaman istibdat ve müstebit gibi yakıştırmalar yaptığına şahit olmaktayız. Kitaplarımızda hâlâ “İstibdat Dönemi” yazısını görüp kahrolmaktayız. Hâlbuki yüce hakana yapılan bu isnatlar tam bir İngiliz ve Yahudi çalışmasının ürünüydü.

Continue reading