Category: Padişahlar

Murâd-ı Hüdavendigâr Hân’ın Şahsiyeti

Osmanlı padişahlarının üçüncüsü olan Sultan I. Murad Han Bursa’nın fethedildiği 1326 senesinde dünyaya gelmiştir. Annesi Nilüfer Hatun’dur. Babası Orhan Gâzi’nin 1362’de vefatı üzerine tahta çıktı. Yirmi yedi sene süren hükümdarlığı boyunca zaferden zafere koşmuş babasından bir beylik halinde aldığı emaneti devlet haline getirmiştir. Bizzat iştirak ettiği otuz yedi muharebede hep muvaffak olarak mağlubiyet yüzü görmemiştir. Sultanü’l-Guzât ve’l-Mücahidin, Melikü’l meşâyih, …

Okumaya devam edin »

Orhân Gâzî Hân’ın şahsiyeti

1281 yılında doğan Orhan Gâzi’nin babası Osman Gâzi, annesi Bâlâ Hatun’dur. 1326’da saltanata geçmiş 37 yıl saltanat sürmüştür. Bursa’da Tophane semtinde babasının türbesinin yanında kendisi için yaptırdığı türbede medfundur. Süleyman, Murad, İbrahim, Halil ve Kasım adlarında beş oğlu olmuştur. Bunlardan Kasım ve Süleyman babalarının sağlığında vefat etmiştir. Orhan Gâzi uzuna yakın orta boylu, yakışıklı, tatlı mavi gözlü, kumral sakallı, güler yüzlü, geniş göğüslü idi. İlerlemiş yaşına rağmen gayet …

Okumaya devam edin »

01. Osmân Gâzî Hân’ın Şahsiyeti

Osman Gâzi’nin babası Ertuğrul Bey, annesi ise Halime Hatun’dur. 1258 yılında Söğüt’te doğdu. 1281 yılında 23 yaşında iken aşiretin başına geçti. Kısa sürede gerçekleştirdiği fetihlerle aşiretini beyliğe çevirdi. Kırk beş yıl hüküm sürdü. Bursa’nın fethi sırasında vefat ederek burada Gümüşlü Kümbet denilen yere defnedildi. Orhan Bey’den başka Alaaddin, Ali, Pazarlu, Çoban, Melik ve Hamid isimli oğulları ile Fatma adında bir kızı vardı. Osman Bey orta boylu, geniş göğüslü, teni esmere …

Okumaya devam edin »

ERTUĞRUL GÂZİ HAN

Osmanlı Devletinin kurucusu olan Osman Gâzinin babası. Oğuzların Bozok koluna bağlı Kayı boyundan Süleyman Şahın oğludur. Cengiz’in İslâm memleketini talan ettiği sırada babası, Selçuklu topraklarında yaşamak üzere kabîlesiyle berâber ülkesini terk etmiş, Amu Deryâ’yı geçip, Oğuzların yoğun olduğu Ard havzasına gelmişti. 1220’lerde Horasan’ın kuzey sınırına, oradan Karakum Gölünün güneyine, oradan da Merv yoluyla Ahlat’a ulaşmıştı. Moğol ateşinin Doğu Anadolu’yu da sarması üzerine kabîlesine daha uygun bir …

Okumaya devam edin »

Load more