Kategori Arşivi: Tarih ve İnsan

Payınızı Alınız

SİZ DE PAYINIZI ALINIZ! Avusturya imparatoru altıncı Charles ölünce, Avusturya tahtı, kızı Marie Therese’ye kaldı. Avrupa devletleri, Avusturya’ya saldırarak, bir çok toprağını zabtettiler. Bu sırada Avrupa’daki bazı devletlerin kralları, sultan birinci Mahmûd Han’a başvurarak; “Avusturya’dan siz de payınızı almalısınız” dediler. Sultan Mahmûd Han, şu güzel cevâbı verdi: “Düşene vurmak yiğitlik değildir. Biz bir şey istersek …

Okumaya devam edin »

Takdir Etmek

HİZMETİ GEÇENLERİ TAKDİR EDERDİ Sultan birinci Mahmûd Han, hemen hemen bütün saltanatı boyunca devam eden İran, Rus ve Avusturya muhârebelerini; Hekimoğlu Ali Paşa, Topal Osman Paşa, Ahmed Paşa, Yeğen ve İvaz Mehmed paşalar gibi değerli kumandanlarıyla idare etti. Bilhassa hayâtı muvaffakiyetlerle dolu Hekimoğlu gibi cidden yetişkin ve tecrübeli vezirleri, sadârette ve ordu seraskerliklerinde kullanarak muvaffak …

Okumaya devam edin »

Hitâbet

KİMSEYE SEN DİYE HİTÂB ETMEZDİ Sultan İkinci Abdülhamîd Han’ın kızlarından Ayşe Osmanoğlu, Hâtıralarım isimli kitabında babasının kendi terbiyeleri üzerinde itinâ ile durmasını şu sözleriyle ifâde ediyor. Bu ifâdeler aynı zamanda pâdişâhın haremde kızları ile olan ilgi ve alâkası için de güzel bir nümûne teşkil etmektedir. “Babam işleri hafif olduğu zaman, haremlerinden ve kızlarından kimi isterse …

Okumaya devam edin »

Sünnet Düğünü

SÜNNET DÜĞÜNÜ Fâtih Sultan Mehmed Han, oğulları Bâyezîd Han ile Mustafa Çelebî’yi Edirne’de Meriç nehri arasındaki Ada’da 1457 senesinde sünnet ettirdi. Hâdiseyi, Âşıkpaşazâde şöyle anlatır: “O vakit Sultan Bâyezid, Amasya’da idi. Onu getürtdi. Mustafa Çelebi dahi o vakit Manisa’da idi. Onı dahi getürtdi. Bunları Edirne’ye götürdiler. Düğüne başlandı. Etrafa ağırlıklarla dâvetçiler gönderildi. Bütün sancak beğleri …

Okumaya devam edin »

Ekmek Kuyruğu

EKMEK KUYRUĞU Bir gün sultan İbrâhim Han tebdîl-i kıyafet ile İstanbul’da dolaşıyordu. Halkın ekmek almak için fırın önünde kuyruk olduğunu görünce, saraya döner dönmez sadrâzama; “Sen ki lalamsın, İstanbul’da tebdîl-i kıyafet gezerken fırın önünde ekmek almak için bekleyenler gördüm. Tebea-i şâhânemden hiç birisinin ekmek almak için bir dakika dahi beklemesine rızâ-yı şahanem yoktur. Bir hoşça …

Okumaya devam edin »

Eski yazılar «

Daha fazla madde getir