Category: Tarih ve İnsan

Sünnet Düğünü

Fâtih Sultan Mehmed Han, oğulları Bâyezîd Han ile Mustafa Çelebî’yi Edirne’de Meriç nehri arasındaki Ada’da 1457 senesinde sünnet ettirdi. Hâdiseyi, Âşıkpaşazâde şöyle anlatır: “O vakit Sultan Bâyezid, Amasya’da idi. Onu getürtdi. Mustafa Çelebi dahi o vakit Manisa’da idi. Onı dahi getürtdi. Bunları Edirne’ye götürdiler. Düğüne başlandı. Etrafa ağırlıklarla dâvetçiler gönderildi. Bütün sancak beğleri ve her …

Continue reading

Ekmek Kuyruğu

Bir gün sultan İbrâhim Han tebdîl-i kıyafet ile İstanbul’da dolaşıyordu. Halkın ekmek almak için fırın önünde kuyruk olduğunu görünce, saraya döner dönmez sadrâzama; “Sen ki lalamsın, İstanbul’da tebdîl-i kıyafet gezerken fırın önünde ekmek almak için bekleyenler gördüm. Tebea-i şâhânemden hiç birisinin ekmek almak için bir dakika dahi beklemesine rızâ-yı şahanem yoktur. Bir hoşça mukayyed olasın… …

Continue reading

Siftah Ettim

Fâtih Sultan Mehmed Han bir gün yiyecek maddelerinin kalitesini ve narh durumunu kontrol etmek gayesi ile kıyafet değiştirip çarşıya çıktı. Bir dükkâna girip selâm verdikten sonra; “Yarım batman, yağ, yarım batman bal ve yarım batman peynir veresiz” dedi. Dükkân sahibi yarım batman yağı tartıp parasını hesap ettikten sonra; “Ağam, sair isteklerinizi de karşı komşumdan alasız. …

Continue reading

Ben Pâdişâhım

Sultan İbrâhim, bâzan Edirne’ye gider, bâzan da İstanbul’da ayak dîvânı yapıp halkın şikâyetlerini dinlerdi. Bir seferinde Edirne’ye gittiğinde şöyle tellâl bağırttı: “Pâdişâh fermanıdır, duyduk duymadık demeyin! Yarın ayak dîvânı olacaktır. Kimin kimden şikâyeti varsa gelsin, Pâdişâh efendimize söylesin. Duyduk duymadık demeyin!” Ertesi gün ayak dîvânı oldu ve Pâdişâh halkın karşısına çıktı. Kalabalığa; “Ben dâhil, kimseden şikâyetiniz …

Continue reading