Cumhurbaşkanımız zuhr-i âhir namazını kılmadı mı?

Geçen hafta zuhr-i âhir namazını kaleme aldım. Türkiye’nin hemen her yerinden mailime ve telefonuma yüzlerce tebrik mesajı geldi. Sosyal medyada büyük destek geldi. Gerçekten dinimiz üzerinde yapılan değişikliklerden artık milletimize gına gelmiş durumda. Bu işin içinde Diyanet olunca, üzüntü daha da büyük oluyor.

Arayanlar; “Bir dönem FETÖ, Kutlu Doğum Haftası, dinler arası diyalog, İbrâhimî dinler vb. uygulamalarla gençlerimizi ifsat etti. Bu projeler durmayacak mı? Millet gençlerin deizme, ateizme kaydığından, LGBTİ’li derneklerin faaliyetleri her yerde dörtnala yol aldığından şikâyet ederken Diyanet camiası namazları, ibadetleri yok etmekle mi uğraşıyor? Neden asıl meselelere eğilmiyor ve niçin gençlerimizle ilgilenmiyor” diyorlar!

Yine; “28 Şubat’ta Yaşar Nuri Öztürk’ün ibadetlerle ilgili akılalmaz hezeyanlarının, bugün uygulamaya geçtiğini görmek çok üzücü, bu oyun ve projeler durmayacak mı ne olur sözümüzü yetkililere duyur” dediler.

Bu arada Balıkesir’den bir okuyucumun sözü çok çarpıcı idi.

“Hocam ne olur Cumhurbaşkanımıza ilet bu gidişatı! Cumhurbaşkanımıza sesimizi duyur. Kendisi şu yaşa gelinceye kadar zuhr-i âhir namazını kılmadı mı? Ne olur söylesin veya dinimizi bozanlara dur desin” diyerek yalvardı!

Milletin bu feveranına karşılık, geçen haftaki yazımda fetvasını hedef aldığım DİYK Başkanlığından tek ses çıkmadı. Gerçekten de mezhepleri yok sayan ve ben mezhepsizim tavrı içerisinde yazılan zuhr-ı âhir hakkındaki fetva pek cahilane bir şekilde kaleme alınmıştı.

Bu ağır ifademe rağmen DİYK’in kılı kıpırdamadı!..

Ne oldu, başınızı kuma mı gömdünüz? Ses verin! Fakat şunu söyleyeyim: Milletin sesi durmayacak daha güçlü bir şekilde “ne oluyor” avazelerine muhatap olacaksınız.

Ayrıca sizlerin fikirlerini de gelecek yazılarımda ortaya koyacağım!

DİYK üyeleri susarken, Vehhabi ve mezhepsiz tıynetli pek çok kişi de kimi hileli kimi saldırgan bir biçimde tavırlarını ortaya koydular. Saldırgan tavırlı olanları bir yana bırakıp milletin kafasını karıştırmaya yönelik sual soranların suallerine kısa cevaplar vermek istiyorum.

1. “Diyanet’le ne uğraşıyorsun!” dediler.

Diyanet’le uğraşmıyorum. Hiçbir zaman da uğraşmadım. Yanlışları ve hataları usulüyle dile getiriyorum. Bir âlim için “Haksızlık karşısında susmak dilsiz şeytanlıktır”, düsturunca doğruları söylüyorum. Bu hatalar maksatlı veya maksatsız dinde oluyorsa, İslamiyet’in temel prensipleri ve 12-13 asırdır süregelen uygulamalar değiştiriliyorsa, “sus kardeşim konuşma” diyenler, yarın kendilerinden davacı olacağımı bilsinler. Hâlbuki bunlar bana sus diyecekleri yerde konunun muhataplarından bilgi isteseler onları uyarsalar ne güzel olurdu. FETÖ dinî prensipleri bozarken, güya hizmet ediyor diye kırk yıl boyunca uyaranları azarlayanlar da bunlardı.

2. “1400 yıldır kılınan zuhr-i âhir namazı” sözüme takılanlar olmuş. “O kadar değil” demişler.

Ben bunu Peygamber efendimiz ve dört halife devrinden sonra çıktığı için böyle yazmıştım. Buna net bir cevap vermek gerekirse, zuhr-i âhir namazının kesin olarak ilk defa ne zaman kılındığını söylemek zordur. Ancak Hicrî ikinci asırda çıkmış olduğu kesindir. Çünkü İmam-ı Âzam, İmam-ı Malik, İmam-ı Ebû Yusuf, İmam-ı Şâfiî gibi büyük mezhep imamları konu ile alakalı içtihatta bulunmuşlardır. Bu durum o devirlerde bu meselenin ortaya çıktığını göstermektedir. Nitekim Türklerin de Hanefi mezhebine mensubiyetleri dolayısıyla İslam dairesine girdiği andan itibaren zuhr-i âhir namazını kıldıkları âlimlerin kavlince bellidir. Dolayısıyla sözümüzü dinen geçersiz kılacak bir husus söz konusu değildir.

3. “Zuhr-i âhir namazı niçin çıkmıştır?”

Resulullah efendimiz ve sonraki asırda cuma namazı şehirlerde ve merkezî tek bir camide kılındığından zuhr-i âhir gibi bir namaza gerek duyulmamıştır. Artan fetih hareketleriyle İslam’ın büyük beldelere yayılması ve nüfus yoğunluğu yüzünden hicrî ikinci asırdan itibaren şehir tanımında farklılık ve cumanın bir yerde birden çok camide kılınması baş gösterince müçtehit âlimler bu konuda içtihatta bulunmuşlardır. Neticede Peygamber efendimiz dönemindeki eda şartlarının bir kısmının değişmesi itibarıyla müçtehit din âlimleri ihtiyat prensibi gereğince zuhr-i âhir namazını kılmanın uygun olacağını belirtmişlerdir.

4. “Zuhr-i âhir namazı bid’attir” diyenler olmuş!

Böyle düşünenlere ahmak tabirinden başka bir şey yakıştıramıyorum. Zira şayet bid’at denecekse asıl bid’at cuma namazını Peygamber efendimiz ve ashabının kıldığından farklı kılmaktır. Demek ki bunların ya cuma namazının ilk dönemde nasıl kılındığından haberi yok veya bid’ati bilmiyorlar. Bu takdirde bir şehirde birden fazla camide kılmak bid’at olurdu. Oysa yapılan sadece ihtiyat prensibine göre harekettir. Nitekim Hanefi mezhebi âlimlerinden Ebü’l-Berekat Nesefi: “Namazın caiz veya fasit olmasından şüpheye düşüldüğünde, ihtiyat gereği namaz yeniden kılınır” demiştir. Dolayısıyla zuhr-i âhir namazının bidatle bir ilgisi yoktur.

5. “Zuhr-i âhir namazını uygun bulmayan âlimler de var!” demişler.

Evet İbn Nüceym ve Haskefi gibi zuhr-i âhir namazının kılınmasını uygun görmeyen âlimler var ise de bunların delilleri çürütülmüş ve pek çok Ehl-i sünnet âlimi zuhr-i âhir namazının kılınması gerektiğini belirtmiştir. Fetva da asırlardır onlara göre verilmiş olup bütün beldelerde mutlak olarak uygulanmıştır. Nitekim âlimlerin içtihadı ile birlikte uygulanmadığı bir dönem gösteremezsiniz!

6. “Zuhr-i âhir namazının kılınması gerektiğini söyleyen âlimlere misal verebilir misiniz?” diye sormuşlar.

Kufe fakihi Habib İbn-i Ebi Sabit (v.737), müçtehit imamlardan Evzâi (v.774), Hanefi mezhebi fakihlerinden büyük âlim Şemsüleimme Serahsi (v. 1090) başta olmak üzere İmamü’l-Haremeyn Cüveyni (v.1085), Zerkeşi (v.1392) Takiyüddîn Subkî (v. 1355) bu âlimlerin önde gelenleridir.

7. “Son dönemlerde zuhr-i âhir namazına karşı çıkan olmuş mudur?”

Evet olmuştur. Ancak bunlar Ehl-i sünnet yolunun muarızlarıdır. Nitekim zuhr-i âhir namazına bidat diyerek karşı çıkan Şevkâni (v.1834), Mustafa el-Galâyini (v.1944), Abduh (v.1905) ve Reşid Rıza (v.1935) gibi reformistler bunlardandır. Ancak bunların sözlerinin uygulamaya hiçbir tesiri olmamıştır.

8. “Bunlara cevap veren Ehl-i Sünnet âlimleri var mıdır? Sözlerine misal getirebilir misiniz?”

Elbette pek çok âlim cevaplar vermiş ve zuhr-i âhir namazının mutlaka kılınması gerektiğini belirtmiştir.

Halveti yolunun büyüklerinden büyük fıkıh ve kelam âlimi Amasyalı Nuh Bin Mustafa el-Konevî (v.1660 / Kâhire) bu konuda çok kapsamlı bir risale yazmıştır. O, “Bir şehrin birden çok yerinde cuma namazı kılınması veya cuma namazı kılınan meskûn mahallin (şehir) niteliği taşımaması durumunda zuhr-i âhir namazının kılınması gerektiğini belirtmiştir. Böyle durumda mükellefin, (üzerime son farz olan kılmadığım öğle namazını kılmaya niyet ettim) diyerek dört rekât daha namaz kılması (zuhr-i âhir) gerekir” demiştir. Âlimler de genelde bu niyeti tavsiye etmektedir.

Konevî’ye göre; “Cuma namazı sahih olmamış ise bu dört rekât namaz ‘vaktin farzı’, eğer sahih olmuş ise ‘kaza namazı’, kaza namazı borcunun bulunmaması hâlinde ise ‘nafile namaz yerine geçer’. Dolayısıyla adı geçen namazı kılmak her hâlükârda hayırlı ve faydalıdır.”

Yine, Ehl-i sünnet ulemanın büyüklerinden, dört mezhebin fıkhına vâkıf Şeyh Yusuf Nebhanî (v.1932) de zuhr-i âhir hakkında müstakil bir risale kaleme almıştır.

Nebhanî’ye göre, bu namazı terk edenler ancak vesveselerinden, cahil ve fasıkların iddialarından ve yeryüzünde fesada sebebiyet vermek için içtihat iddiasında bulunanlardan ötürü terk etmişlerdir.

Din hususunda içtihatta bulunmuş dört mezhep imamının bunca kıyasına rağmen, onların dışında delillerden yoksun birtakım iddialar ileri sürenler Nebhanî’ye göre ilimde, akılda ve dinde eksik olan insanlardır.

Zuhr-i ahir namazı hakkında geniş bilgi veren âlimlerden bir tanesi de Muhammed Bahit el-Muti’dir (v.1935). Fıkıh, usul-i fıkıh, hadis, tefsir, mantık ve belagat konularında büyük âlim olup Mısır Başkadılığında bulunmuş olan Muhammed el-Muti’nin zuhr-i âhir namazı hakkındaki hükmü, bin küsur senelik uygulamayı en güzel bir biçimde özetler mahiyetindedir. Şöyle ki:

“Üzerindeki sorumluluktan kesin bir surette kurtulmak ve bütün mezheplere göre farzı yerine getirmiş olmayı isteyen mükellef için ihtiyata en uygun olan; herhangi bir müçtehidin (çok küçük köy de olsa) cumanın farz olduğunu söylediği her yerde cuma namazını kılması, ardından başka bir müçtehidin, şartlarını taşımadığı gerekçesiyle cumanın farz veya sahih olmadığını söylediği her yerde zuhr-i âhir namazını eda etmesidir.”

Söylenecek söz çok! Elbette âlimlerin sözüne kulak ve değer verene!

Ancak DİYK üyelerinin yaptıkları gibi, “bu bir varsayımdır, dolayısıyla kılınmaz” tarzıyla, Don Kişot’un kılıç sallaması gibi fetva vermesi kabul edilemez!

Diyanet İşeri Başkan yardımcısı Prof. Dr. İ. Hilmi Karslı’nın ise, zuhr-i âhir namazını kıldıran bir ilçe müftümüze “Pandemi sayesinde kaldırdığımız bu namazı niçin kıldırıyorsunuz” diyerek serzenişte bulunması, cüretkârlıklarını hangi safhaya vardırdıklarının göstergesidir. 

Öte yandan kendi kafasına göre hareket eden cühelaya göre ise her yol mübah!

Dolayısıyla onlara da söylenecek söz yok! 

TEFEKKÜR 

Bî-derk olan kusûrunu nâkıs kılar gider

Ayn-ı kemâl imiş kişi bilmek hatâsını

                                                  Haşmet

(İdraksiz kişi hatalarını düzeltmeden gider,

Kişinin hatasını bilmesi olgunluğun ta kendisidir.)

Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil

30.07.2021

Türkiye Gazetesi

https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/prof-dr-ahmet-simsirgil/619964.aspx

Print Friendly, PDF & Email

Yorumu formunu geç

    • Omer on 15 Ağustos 2021 at 18:36
    • Cevapla

    Ayasofyanin acilisinda orda degilmiydiniz. Orda zaten hepsini iptal etmedilermi

    • Murat Koparan on 8 Ağustos 2021 at 17:50
    • Cevapla

    Allah ım sizden razı olsun inşallah. Yarın mahşerde peygamber efendimiz in şefaatine nail olursunuz inşallah. Amin…

    • Efecan on 31 Temmuz 2021 at 09:09
    • Cevapla

    Haşa bu memleket nice din düşmanlığı yapan cumhurbaşkanları gördü

    • Abit on 31 Temmuz 2021 at 08:19
    • Cevapla

    Peki cumhurbaşkanının kılıp kılmaması delil mi?

    • Musa on 31 Temmuz 2021 at 00:59
    • Cevapla

    Diyanet ehli sünnetin bel kemiğidir. Bu milletin göz nurudur.

    PKK’lısı, fetöcüsü, tarikatların, Kemalistlerin diyanete saldırdığı böyle bir dönemde Ahmet şimşirgil’in de diyaneti eleştirmesi oldukça manidardır.
    Tebrikler…..!
    Baya beyeni kazandın Ahmet bey!

      • Abit on 31 Temmuz 2021 at 08:21
      • Cevapla

      Niye Prof Ramazan ayvalı veya ilahiyatçı osman ünlü konuşmuyor da tarihçi olan Ahmet bey konuşuyor FIKHİ konularda

      • Abit on 31 Temmuz 2021 at 08:27
      • Cevapla

      Pardon cevabı yanlışlıkla buraya yazmışım

    • Salih on 31 Temmuz 2021 at 00:45
    • Cevapla

    Bayan muhatabım sen değilsin, cuma namazı sana farz değil ki başkasına avukatlık yapıyorsunuz
    Ahmak sensin
    Kem söz sahibine döner

    • Namık Okuyucu on 31 Temmuz 2021 at 00:20
    • Cevapla

    *Namazın şartlarından birisinin niyet olduğunu biliyoruz. Zuhru ahir namazında ise “kıldığım 4 rekat namaz o günkü cuma namazı kabul olmamış ise öğle namazı yerine geçsin, kabul olmuşsa en son kazaya kalan öğle namazı yerine geçsin” anlamında bir niyet söz konusu.Şüpheli niyet bazı alimlere göre uygun değil
    *Zührü ahir namazı İmamı Azamın değil öğrencilerinden İmam Yusuf veya İmam Muhammed in hükmü gereğince kılınmaya başlandığını biliyorum.
    *Cuma namazına ilave edilen 6 rekat “belki de ilahi insicamı bozup” , cumaya gelen bir çok kişiyi cuma farzından sonra gitmesine vesile oluyor. (Başka hiç bir vakitte son sünnet böyle rahat terkedilmiyor, Öğle,Akşam,Yatsı namazları..)

      • Abit on 31 Temmuz 2021 at 08:36
      • Cevapla

      Aynen

    • cengiz şimşek on 30 Temmuz 2021 at 21:42
    • Cevapla

    KARDEŞİM adam delilleriyle sana sunmuş.Tarihci olması dinini bilmemesine engel mi.Bırakın şu vahabi düşünceleri.

      • Abit on 31 Temmuz 2021 at 08:27
      • Cevapla

      Peki cumhurbaşkanının kılıp kılmaması delil mi?

    • Kadir on 30 Temmuz 2021 at 21:41
    • Cevapla

    Hocam allahım razı olsun inşallah arkandayız

      • Murat Koparan on 8 Ağustos 2021 at 17:49
      • Cevapla

      Allah ım sizden razı olsun inşallah. Yarın mahşerde peygamber efendimiz in şefaatine nail olursunuz inşallah. Amin…

  1. -Diyanet kılana ya da kilmayana karışmıyor
    – Diyanetin zuhri ahiri yasakladığı haberi iftiradır
    – Ahmet şimşirgil başka konularda belki konuşabilir ama bu gibi dini konularda konuşacak adam değil, çünkü bilgisi buna yetmez.
    – fitne çıkarmak adam öldürmekten beterdir

    • Melek on 30 Temmuz 2021 at 18:28
    • Cevapla

    Allah razı olsun hocam

    • Emekli öğretmen. Temel TÜRKAN. on 30 Temmuz 2021 at 16:03
    • Cevapla

    Ahmet Hocam.
    Allah sizden razı olsun. Sizlerde bu konulara parmak basmasanız inan ki yakında içi boşaltılmış bir inanç sistemi yerleştirmek istiyorlar.
    Amenna önce tabi ki Kur’an ve Ayetleri buna hiçbir Müslümanım diyenin bir itirazı olamaz olursa Allah muhafaza kafir olur. Ayetler olmadan İslam olur mu ? Ama bu Ayetleri de en iyi yorumlayan Peygamber Efendimiz ve ve ashabıdır.
    Maalesef bu zamanlarda Ayetin dışında hiçbir açıklamayı kabül etmeyen. Peygamber Efendimizin hadislerine, sünneti seniyesine, mevlid yok zikir yok şu yok bu yok. 1400 yıldır İslam doğru yaşanmıyormuşta yeniden bunlar düzeltiyorlarmış. Yatsının abdesti ile sabah namazına kadar ibadetle geçiren alimler anlamamış da bu yeni yetme reforumcu (kendilerini alim sanan) hocalar anlıyormuş. Yazık çok yazık . Cuma günü son sünneti bitirir bitirmez imam camiden yıldırım gibi kaçıyor. İmam koşarak kaçarsa cemaat ne yapsın. Cemaat hoca yapıyorsa doğrudur deyip cemaat da koşarak çıkıyor.
    Ne diyeyim ! Allah ‘ım niyetlerimizi halis eylesin,Dinini onun rızasını kazanmak için yapanlardan eylesin. Allah vatanımızı, milletimizi korusun.
    Bu memleket için bu din için hayır düşünmeyenleride islah eylesin.
    SELAMLAR.

    1. -Diyanet kılana ya da kilmayana karışmıyor
      – Diyanetin zuhri ahiri yasakladığı haberi iftiradır
      – Ahmet şimşirgil başka konularda belki konuşabilir ama bu gibi dini konularda konuşacak adam değil, çünkü bilgisi buna yetmez.
      – fitne çıkarmak adam öldürmekten beterdir

        • Hatice Avşar on 30 Temmuz 2021 at 21:13
        • Cevapla

        Bilgisinin ona yetip yetmeyeceği sizin haddinize değildir .
        Delilli, araştırmacı, net ifadelerle yazılmış bir yazıda bilgisi yetmez sözü çok ahmaklık ve edep dışıdır…

        Evvela saygı … Bizim insanlığımız saygısını yitirmiş . Bu gibi konularda konuşacak adam değildir cümlesi ne kadar da edep dışı bir cümledir.
        Size yaptığınız hatanızı farkettirmek istedim …
        Bir insanın bir konuda yorum yapması bilgi sahibi olması için o konuda uzmanlaşması eğitim görmesi şart değil… Araştırması, Okuması hele hele dinini incelemesi kadar doğal ne olabilir …
        Hocamız ehli sünnet alimlerini okumuş araştırmış incelemiş ve dinde neyin doğru neyin yanlış olduğunu bu araştırmaları sayesinde bu hakkı elbetteki kendinde bulur.

        Ayrıca illa İlahiyar profesörü olmasına gerek yok . Yaşar nuri öZtür zekeriya beyazın ünvanı var siz dilerseniz onların fetvasını inceleyebilirsiniz malum ehli sünnet dışındakilere bir örnek …

        Hocam tekrardan o yüzbinlerde tebriğin üstüne bizlerde kat be kat Allah razı olsun der başarılarınızın devamını rabbimden niyaz ederim

          • Salih on 31 Temmuz 2021 at 00:33
          • Cevapla

          Bayan muhatabım sen değilsin, cuma namazı sana farz değil ki başkasına avukatlık yapıyorsunuz
          Ahmak sensin
          Kem söz sahibine döner

          • Abit on 31 Temmuz 2021 at 08:24
          • Cevapla

          Yaşar nurilerin konuşması yanlıştı. Tarihçi olan Ahmet beyin de konuşması yanlıştır. Konuşacaksa Prof Ramazan ayvalı ya da ilahiyatçı osman ünlü konuşsun eyvallah

          • Abit on 31 Temmuz 2021 at 08:26
          • Cevapla

          Niye Prof Ramazan ayvalı veya ilahiyatçı osman ünlü konuşmuyor da tarihçi olan Ahmet bey konuşuyor FIKHİ konularda

        • Musa on 31 Temmuz 2021 at 01:00
        • Cevapla

        Diyanet ehli sünnetin bel kemiğidir. Bu milletin göz nurudur.

        PKK’lısı, fetöcüsü, tarikatların, Kemalistlerin diyanete saldırdığı böyle bir dönemde Ahmet şimşirgil’in de diyaneti eleştirmesi oldukça manidardır.
        Tebrikler…..!
        Baya beyeni kazandın Ahmet bey!

    • Ahmet Doğan on 30 Temmuz 2021 at 14:33
    • Cevapla

    Allah razı olsun hocam rabbim sizden ve sizin gibi ehli sünnet vel cemaat itikati üzere hak yolda daim olanların her daim yardımcısı olsun.

    • Cengiz on 30 Temmuz 2021 at 14:12
    • Cevapla

    Allahım hocamdan ebeden razı olsun. Rabbim bizleri Ehli sünnet vel cemaat ten ayırmasın. Rabbim Ahmet Hocam gibilerin sayısını artırrsın. Rabbim fırsatını, nusratını Ehli Sünnet vel cemaata versin.

    Vesselamu menittebeal hüda ( Selam hidayete tabii olanlaradır.). Ayet

    • Muhittin on 30 Temmuz 2021 at 14:11
    • Cevapla

    Hocam Allah’ım sizlerden ve sizler gibi Ehli sünnet inancında olan Kardeşlerimizden razı olsun. Yıllardan benidir Zuhru ahir namazı ile birlikte kılınan Cuma namazını son 10 yılda değiştirmeye kalkan ehli sünnet harici bazı sapık zihniyetlere karşı bizlere dil ve gönül olduğunuz için Allah’ım iki cihanda sizlerden razı olsun. Emeğinize, gönlünüze ve kaleminize sağlık. Allah işinizi rast getirsin. (amin)

    • Enes DEMİRCİ on 30 Temmuz 2021 at 13:27
    • Cevapla

    Allahım razı olsun Hocam. Rabbim bizleri Ehli sünnet yolundan ayırmasın inşallah.

    • Mehmet Karaca on 30 Temmuz 2021 at 11:12
    • Cevapla

    Allah razı olsun hocam… Zuhri Ahir namazını unutturmaya çalışıyor zamanenin hocaları. Sizler gibi ehli sünnet itikadına sahip hocaların sayısını Rabbim artırsın Amin

    • Cemko on 30 Temmuz 2021 at 11:07
    • Cevapla

    Mesele günümüz insanını İMAN meselesi zatın ise meselesi sünnet dahi olmayan bir konu ne diyelim ALLAH böyle kullarına akıl İhsan eylesin

      • Cengiz on 30 Temmuz 2021 at 20:15
      • Cevapla

      Bugün zuhri ahiri kaldıran yarın sünnetleri kaldırır. Ondan sonra ayete istediği manayı verir. Müslümanları çaktırmadan hristiyan yaparlar. Anladın mı ?

    • Ali Taş on 30 Temmuz 2021 at 10:04
    • Cevapla

    Selam aleyküm hocam, sizce yüce rabbimiz İslamin ne kadar büyüyeceğini bilmiyormu neden kuranda bahsetmiyor, siz böyle derseniz üstadımız olmadan cennete giremeyiz, şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır diyenlere destek olursunuz, hiç bir şey kuranın üstünde değildir. İsteyen istediği gibi kılsın ama sıkıntı milyonlarca kişinin bu namazı farz zannetmesi, aynen tesbihatı farz zannettikleri Gibi,,, önce asıl olan farzı ve sünneti kılınsın dedi diyanet, millet farz ne sünnet ne, bilmiyor hatta gusül abdestini bilen yok, Şahadet getiremiyor sizin saldırdığınız konuya bakın, o namazı kılmayan birşey olmaz ama dinin farzları yerine getirilmiyor ona yönlendirin insanları

      • Ercan on 30 Temmuz 2021 at 11:51
      • Cevapla

      Ali bey, asıl olan buradaki mevzu Ahmet Bey’in yazısındaki detaylar. Ehli sünnet vel cemaat akidesini bozmaya çalışan bir takım gruplara eleştirisi var. Evet sizde çok haklısınız; millet abdest nedir bilen yok ama konunun muahhtabı bu değil. Eğer ki Ehli sünnet vel cemaat akidesini bizler öğrenip bu tip saldırılara karşı savunmazsak yakında o şahadeti bile değiştirmeye kalkarlar hemde bunu dinde yeri yok diye söyleyerek yaparlar. Bu arada bu yazıkllarım sadece buna şu yazdıklarına cevap idi [ İsteyen istediği gibi kılsın ama sıkıntı milyonlarca kişinin bu namazı farz zannetmesi, aynen tesbihatı farz zannettikleri Gibi,,, önce asıl olan farzı ve sünneti kılınsın dedi diyanet, millet farz ne sünnet ne, bilmiyor hatta gusül abdestini bilen yok, Şahadet getiremiyor sizin saldırdığınız konuya bakın, o namazı kılmayan birşey olmaz ama dinin farzları yerine getirilmiyor ona yönlendirin insanları ]

      Bu arada (sizce yüce rabbimiz İslamin ne kadar büyüyeceğini bilmiyormu neden kuranda bahsetmiyor, siz böyle derseniz üstadımız olmadan cennete giremeyiz, şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır diyenlere destek olursunuz, hiç bir şey kuranın üstünde değildir.)
      yazınız ne alaka? gerçekten anlamış değilim.

      • Hatice Avşar on 30 Temmuz 2021 at 21:25
      • Cevapla

      Elhamdulillah ki. Farz zannederek yıllarca kılınan bu namazın sevabı hayrı Allah katında ne büyüktür . Bırakında farz bilsinler bizim insanlarımız 5 vakit namazı farz bilmesine rağmen kılmıyorda zaten nafileyi nasıl kılsın . Yani birşeyin yapılması için illa farza bakıyor sanki diğer farzlar yerine getirilmiş gibi …

      Halbuki sünnette farz kadar mühim ve kıymetlidir… Efendimiz a.v.s size iki kaynak bırakıyorum diyor kuran ve sünnet ikisi birbirinin tamamlayacısıdır…

      Namaz kuranı kerimde sadece farzdır . Sünnet olmasa camiilerde namaz kılma durumu dahi olmaz çünkü namazın nasıl kılınacağını herşeyimizi tamamiyle sünnet ile öğreniyoruz .

      Bu insalığın en büyük eksikliğinden biride sünneti seniyyeyi hafife alması zaten hocamızın da sesini duyurması istediği nokta.

      Farzı islamla alakası olmayana sorsan birçok kafir dahi bilir islamın şartından … ama müslümanu müslüman yapan yaşantısını efendimizle bağdaştırandır …
      hiçbir şey kuranın üstünde değildir cümlesi yanlış

      Hiçbirşey kuran ve sünnet in üstünde değildir olacak … SÜNNET Kuranı kerime duyulan hürmet kadar ehemmiyetlidir kıymetlidir…

        • Abit on 31 Temmuz 2021 at 08:33
        • Cevapla

        Ulemanın ictihadı başımızın üstünde. Ancak siz sünnetten dem vurmuşsunuz. Efendimiz veya sahabileri kıldılar mı bu namazı? Değilse konu ictihadidir ve ihtilaf olması normaldir. Bu ihtilaf dinden çıkarmaz. Ümmetimin ihtilafı rahmettir. Burada sünnet hafife alınmıyor. İkincisi şartlar değişti tek camide kılınamıyor gerekçesi ile ilgili olarak: çok önemli böyle bir ibadetle ilgili neden bir alternatif sunmamış konuştuğu herşey vahiy olan efendimiz neden bu konuda bir şey dememiş?

    • İsmail Sarıtaş on 30 Temmuz 2021 at 10:02
    • Cevapla

    Merhaba lar,
    Beş yıl Özbekistan da görev yaptım. Buhara, Semerkant illerinde bulundum..
    Yüz yaşına yakın yaşı olan zatlarla görüştüm…
    Zuhri ahir diye bir namaz tanımıyorlar.
    Dünyada sadece Türkiye de (kayseri ve İzmir hariç) kılınan bir namaz olarak karşımıza cıkıyor…
    Dolayısıyla Zuhri ahir uydurma bir namaz olup Türkiye de de tamamen kaldırılması gerekir.
    Hali hazırda Hanefi mezhebine dahil olup da;
    a. 6 rekat
    b. 10 rekat
    c. 16 rekat
    Kılanlar var..
    Bunların hangisi doğru.
    Diyanet İzmir de başlattığı Zuhri ahir yasağını tüm ülkemize yayması gerekiyor. Ancak o zaman birliktelik sağlanmış olur…
    Peygamberimizin kılmadığı bir namaz, namaz değildir…
    Vesselam…

      • Ercan on 30 Temmuz 2021 at 12:02
      • Cevapla

      Sizdece bir cevap yazayım 🙂 O zatların 100 yaşına kadar yaşamış zatların böyle bir namazı duymamış olmaları bunun uydurma veya doğru olmadığının delili mi? Ya Allah aşkına o zatlar bile görmediyse bende onların cahilleği derim. Ehli sünnet alimlerine ben hakaret kabul ederim. evet o dediğiniz vilayetler Ehli sünnet vel cemaat’ın kalesi ve Şah ı Nakşibend hazretlerinin diyarıdır. Ahmet Bey’in yazısı kısaca sizin bu yazdıklarıza söyle bir cevap veriyor. ” okumuş cahillerin cehaletinden Allah’a sığınıırm “

Bir cevap yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.