Lisâna Verilen Kıymet

Padişah II. Murad Hanın dil konusunda nekadar hassas olduğunu, Kâbusname‘nin mütercimi Mercimek Ahmed ile arasında geçen şu olay çok güzel anlatmaktadır.

Bir gün Filibe yolunda padişahın hizmetine vardım. Baktım ki cihanın sultanı, zamanın galibi, sultan soyundan Sultan Murad Han, elinde bir kitap tutar. Bu hakir, hasta gönüllü, o âlicenap padişaha:

Bu ne kitabıdır diye sordum. O tatlı sözüyle: 

Kâbusname’dir diye cevap verdi ve dedi ki:

Hoş kitaptır. İçin de çok yararlı şeyler ve öğütler vardır. Amma Fars dilincedir. Bir kişi Türkçe’ye çevirmiş fakat anlaşılır değil, açık söylememiş. Bundan dolayı hikayelerden tat bulmayız. Amma bir kimse olsa, bu kitabı açık ve anlaşılır bir biçimde çevirse, ta ki anlamından gönüller haz alsa.

İşte bu söyleşiden sonra Mercimek Ahmed, kitabı Türk diline gayet güzel ve veciz bir tarzda çevirmiştir.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.