Ahmet Cevdet Paşa ve Mecelle

Takdim

Osmanlı hukukçusu denince Batılıların hemen aklına gelen iki kişiden biri Şeyhülislâm Ebussuud Efendi ise, diğeri de Ahmed Cevdet Paşa‘dır. Bu ikisi, yalnız Batıda değil, ülkemizde de haklı bir şöhret kazanmıştır. Ebussuud Efendi, zamanın padişahının Kanunî unvanını almasında haklı bir rol oynadığı gibi, Cevdet Paşa da memleketimizde hukuk ilminin inkişafına ve Tanzimat ıslahatının meşru zeminde tatbikine çok hizmet etmiştir. Ahmed Cevdet Paşa çeşitli meziyetleri uhdesinde toplamış bir şahsiyettir. Tarihçi, dilci, idare adamı, hukukçu, edebiyatçı ve din adamıdır. Her sahada eser vermiştir. O zamana kadar câri bulunan şer’î hukukun mühim bir kısmını ilk defa kanunlaştırmak suretiyle İslâm tarihinde bir ilki gerçekleştirmiştir. Son devir Osmanlı âlimlerinin en büyüklerinden ve çok yönlü İslâm âlimlerinin son zamanda yetişmiş tipik bir temsilcisidir. Bu bakımdan Cevdet Paşa’yı tanımak, yakın tarihimizi de çeşitli yönleriyle öğrenmeye yardımcı olacaktır. Osmanlı medenî kanunu olan Mecelle ise, yalnız bizde değil, dünya hukuk tarihi bakımından da âbide bir eserdir. Hele bunun ilk yüz maddesi birer hukuk vecizesi olmak itibariyle ilim irfan sâhibi herkesin istifade edeceği temel prensiplerdir.

Bu girişten de anlaşıldığı üzere elinizdeki kitap üç kısımdan teşekkül etmektedir.

Ahmed Cevdet Paşa’nın çeşitli yönleriyle tanıtıldığı birinci kısmı, değerli dostumuz Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil kaleme aldı. Bana da okutmak lütfunu gösterdi. Kitabın ikinci kısmı, dünya hukuk tarihinin şaheserlerinden sayılan Mecelle ile alâkalı umumî bilgiler ihtivâ ediyor. Üçüncü kısımda ise küllî kâideler de denilen Mecelle’nin ilk yüz maddesi ve bunların açıklamaları yer alıyor.

Mecelle’nin küllî kâideleriyle tanışmam hukuk fakültesinin birinci sınıfındaki bir medenî hukuk dersinde olmuştu. Her biri vecize hüviyetindeki bu maddeler âdetâ beni büyülemiş; hemen bir Mecelle bulup bunların tamamını okumaya davranmıştım. Osmanlı Hukuku’nun uçsuz bucaksız bir derya olduğunu da o zaman anladım. Bundan birkaç sene önce, bazı avukat arkadaşlar Mecelle’nin ilk yüz maddesi üzerinde seminer vermemi istediler. Ben de aczime bakmayarak kabul ettim. Bir kış boyunca meraklı bir topluluk huzurunda yüz maddenin izahını yapmak imkânı hâsıl oldu. Bu sefer orada anlatılanların kitap hâline getirilmesi teklif edildi. Önce bunu lüzumsuz buldum. Fakat bugün Osmanlıca Mecelle şerhlerini okuyup anlayacak kimseler hayli azaldığı için, başkalarına da faydalı olabilir düşüncesiyle kabul ettim. Çok uzun olmasını istemediğim için seminerlerde anlattıklarımı özetleyip yeniden tanzim ettim. Böylece elinizdeki kitap doğdu. Şimdi de basılması müyesser oldu.

Mecelle’nin bu yüz maddesi üzerine çalışmalarımın olduğunu işiten değerli dostumuz Ahmet Şimşirgil, bunların basılması hususunda ısrarlı tekliflerde bulundu. Kendisi de böyle bir kitapta mutlaka bulunması gereken merhum Cevdet Paşa’nın hayatını yazma işini üzerine aldı. Neticede elinizdeki kitap meydana geldi. Kendisine müteşekkirim.

Bu eseri adaletin tecellisine hizmet etmiş Osmanlı âlimlerinin, bilhassa başta Ahmed Cevdet Paşa olmak üzere Mecelle cemiyeti azaları ile Mecelle üzerinde çalışanların aziz ruhlarına ithaf etmeyi bir minnet borcu sayıyoruz. Mecelle’yi anlamak ve izah etmek, hele bugünki insanlar için, doğrusu pek de kolay değildir. Bu bakımdan okuyucularımızdan hatâ ve noksanlarımızı, niyetimizin hâlisliğine bağışlamalarını dileriz. Meraklısına faydalı olursa ne mutlu bize!

Böyle bir eserin yazılması için bizleri devamlı teşvik eden değerli mütefekkir ve vakıf insan merhum Mustafa KIBRISLI’ya şükranlarımızla rahmet dileriz. Eseri titizlikle yayına hazırlayan editor Göker İnan’a, kapak tasarımını yapan Emine Karabulut’a, kitabın hazırlanmasında emeği geçen tüm KTB Yayınevi çalışanlarına teşekkürlerimle…

Ekrem Buğra Ekinci

İstanbul 2008

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.