Pandemi hayatı unutturmamalı! – 12.03.2021

2021 yılına Covid-19’un belirsizliği içerisinde girdik. Yaklaşık bir yıldır şiddetini devam ettiren pandemi süreci, ekonomi ve eğitim başta olmak üzere nice tahrip edici etkilerini sürdürürken biz ise kısır çekişmeleri devam ettirmekten başka bir şey yapmıyoruz.

Devamını oku

Bilim düşmanı! – 05.03.2021

1960 yılı sonlarıydı. Türkiye’nin üzerine bir ihtilal kâbusunun çöktüğü günlerdi.

Büyük hedefler düşünen, genç beyinleri yetiştirebilmek için çırpınan, kafasında binbir ilmî projeler bulunan bir doçentimiz evinden çıktı. Fakültesine doğru gidiyordu.

Sokakta ise gazete satıcısı çocuklar canhıraş bir şekilde bağırıyorlardı.

Devamını oku

Padişahım nereye gidiyorsun? – 26.02.2021

Geçen hafta Cuma Divanı köşemde uzunca anlattığım üzere II. Mahmud Han’ın vefatı çok büyük şüpheleri barındırdığı hâlde ne gariptir ki tarihlerimizde hiç irdelenmeden hastalık denilerek geçiştirilmiştir. Hâlbuki hastalığının nüksetmesi ile birlikte bir taraftan doktorları bilinçli olarak yanından uzak tutulurken bir taraftan da yine doktorlarının koyduğu teşhis ve tedavi usullerine değer verilmemiştir. Doktorların sonradan şiddetle eleştirdikleri bu şüpheli kararların merkezinde hep Hekimbaşı Abdülhak Molla olmuştur!..

Devamını oku

II. Mahmud Han’ın ölümü üzerinde sır perdeleri! – 19.02.2021

II. Mahmud Han, Osmanlı Devleti’nin 19. Asırdaki en kudretli padişahlarından biri idi.

Belki en talihsizlerinden de biri olacaktı.

Kendisine, amcası III. Selim Han’ın şehadeti ve IV. Mustafa’nın tahttan indirilmesi ile neticelenecek bir darbe sonucunda, ölümden kıl payı kurtularak taht yolu açılacaktı.

Bir darbe neticesinde saltanata geçmek padişahta ne tür etkiler yapıyor bilinmez. Ancak devlet yönetiminde kime ne kadar güvenip güvenemeyeceğini bilememesi en zor bir hâl olmalıdır.

Devamını oku