Previous Next

Başını kuma gömmek! 22.07.2018

Kutlu Doğum Haftası münasebetiyle eski Diyanet İşleri Başkanımız Mehmet Görmez ile uzun soluklu ve sert geçen bir mücadele yapmıştık. Bu mücadele önce Başkan Yardımcısı M. Emin Özafşar Bey’in azli ve ardından da Mehmet Görmez’in görevinden ayrılması ile noktalandı…

Geçen gün Mehmet Görmez Bey’i Habertürk’te dinledim. Burada beni de hayrete düşüren ve maalesef çok sormalarını beklediğim hâlde can alıcı noktalara hiç değinmeyen karşısındaki zat-ı muhteremlerin yerine bazı sualleri tevdi etmek bir köşe yazarı olarak hakkımızdır.

Continue reading

Durun kalabalıklar! 15.07.2018

Hiçbir sistem geleceği kurtarmıyor. Geleceğin teminatı olmuyor.

Geleceğimizin teminatı gençlerimizdir. Gençliği yetiştiren, şekillendiren ve hayata hazırlayan da eğitimdir. O eğitimin müfredatıdır.

Maalesef millet olarak şunu görüyoruz ki eğitim sistemimiz alarm veriyor. Belki iki asırdır çektiğimiz sıkıntıların altında hep eğitim sistemimizdeki çarpıklıklar yatıyor. Gençlerimize ne tarih şuuru, ne ahlak, ne millî birlik ve beraberlik veriyor ne de dinimizi doğru dürüst öğretebiliyoruz.

Continue reading

Tarihin yeni dönemeci! 01.07.2018

Türkiye Cumhuriyeti, tarihinin en mühim seçimlerinden birini geride bıraktı. Zira bu seçimle birlikte yeni bir döneme girildi. İnşallah hayırlara vesile olur. Artık bu yeni dönem biraz da evveliyle değerlendirilecektir. Dolayısıyla bir iki hafta Pazar Divanı köşemde tarihî perspektif içerisinde seçimi siz kıymetli okurlarım için değerlendirmeye çalışacağım.

Continue reading

Kıraathane deyip geçme! 17.06.2018

İki sene önce Bursa Yıldırım Belediyesi Kültür Müdürlüğü bana “Kahvehaneden Kıraathaneye” adlı bir proje sunduğunda açıkçası soğuk bakmıştım. Yıldırım ilçemizde bulunan kahvehanelerde tarih sohbetleri yapacaktık. Benim çocukluk yıllarımdan itibaren kahvehane denildiğinde, bir oyun ve dedikodu yeri akla geliyordu. Gençlerin, yaşlıların kahvehanelerin ve çayhanelerinin yanı sıra köy kahvehaneleri, esnaf kahvehaneleri gibi çeşitli maksatlara yönelik açılan bu mekânlara girdiğinizde ne yazık ki eğlence ve dedikodudan öte bir faaliyet de göremiyorduk.

Continue reading

Huzur Dersleri 10.06.2018

İlk ve ortaokul yıllarımda, “Osmanlılar sadece birinci sınıf dövüşen bir milletti. Fakat ilimden uzak kaldılar, ilme kıymet vermediler, bu sebeple de çabucak yıkıldılar”, diye anlatırlardı. İlimden uzak mıydı değil miydi belki onu düşünecek çağda değildik ama neredeyse yedi asır devam etmiş bir büyük imparatorluğun “çabucak yıkılmış” olmasına anlam veremezdim! Zaman zaman ana muhalefet liderinin, “bir kilo şeker üretemeyen Osmanlı ile övünüyorlar… Koca Osmanlı bir tüfek üretemedi” şeklindeki ifadelerini duydukça “hâlâ ilkokul yıllarında kalmış” diyerek acı acı gülümserim. Zira ilim ve tekniğe bu kadar değer veren ve bu kadar âlim yetiştiren tarihte ikinci bir devlet gösterilemez.

Continue reading