Previous Next

Kayı VII Kutsal İttifaka Karşı Ekim 2015’te okuyucuları ile buluşuyor.

Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil’in kaleminden Kayı VII Ekim ayının ilk haftası okuyucularıyla buluşacak.

 

Valide Sultanlar ve Harem

VALİDE SULTANLAR VE HAREM

VALİDE-SULTANLARÇeşitli yabancı gezginlerin, bir kısmı dilimize de çevrilmiş olan fantastik tasvirine inanılacak olursa, sarayın büyülü bir yer olmadığını hayal etmemek güçtür. Fakat sarayın asıl güzelliği içindeki düzende ve burada yaşayan güçlü kişilerin hizmetine bakacak olanların eğitiminde yatar. 

Petis de la Croix

Onlar, yedi iklime hükmetmiş bir cihan imparatorluğu olan Osmanlı Devleti hükümdarlarının en değerli varlıkları, analarıydılar. 

Onlar, padişah evinin en yetkili ismi; valide sultandılar! 

Onlar, yaptırdıkları camii, medrese, hastane, külliye, han, hamam ve çeşme gibi hayır eserleriyle Osmanlı Coğrafyası’na mühürlerini vurdular.

Onlar, milletin, dinin ve devletin bekâsı uğruna, ciğerpâreleri çocukları feda edilirken sabrın timsali oldular.

Onlar, Enderun’daki devlet adamlarının eşlerini yetiştirmek suretiyle imparatorluğun her yerine İslâm ahlakının yayılmasını sağladılar. 

Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, Hayme Ana’dan Gülbahar Hatun’a; Ayşe Hafsa Sultan’dan Hurrem Sultan’a; Safiye Sultan’dan Kösem Sultan’a; Bezmiâlem Valide Sultan’dan Fatma Gülistu Sultan’a kadar Osmanlı İmparatorluğu’na her anlamda “analık” yapan tüm valide sultanların hayatını, dönemin padişahı oğullarıyla olan münasebetlerini, tüm insanlığa mâl olan hayır eserlerini ve vefatlarını, herkesin anlayabileceği roman tadındaki üslubuyla anlatıyor. Şimşirgil, Osmanlı Tarihi’nin en merak edilen ve hakkında en çok konuşulan konusu olan; yüzyıllar boyu birçok padişaha ev sahipliği yapmış ve onların tüm sırlarına şahitlik etmiş Harem’in sessizliğini Valide Sultanlar ve Harem kitabıyla bozuyor.

Önsöz
   

İçindekiler
   

Önsöz
doc pdf pdf

Osmanlıca Türkçe’dir

Osmanlıca ‘Türkçe’dir

“Her Türk’ün mutlaka bilmesi ve okuması gerekir. Onu bilmek bin yıllık kültürünü, medeniyetini, sanatını, ilmini, tarihini, ahlâkını bilmektir.”

Sual: Önce, son günlerin tartışma konusu olan Osmanlıca ile söze başlamak istiyorum. Osmanlıca dil tartışmaları hakkında siz ne düşünüyorsunuz?

Osmanlıca Türkçedir. Bugünkü Türkçemiz Latin harfleri ile yazıldığı gibi Osmanlılar döneminde ise Türkçe, zenginleştirilmiş Arap alfabesi ile yazılıyordu. Her Türk’ün mutlaka bilmesi ve okuması gerekir. Onu bilmek bin yıllık kültürünü, medeniyetini, sanatını, ilmini, tarihini, ahlâkını bilmektir. Bilmemek ise bunlara düşman olmaya kadar götürür. Körü körüne Osmanlı düşmanlığı yapanlar şayet yüz yıl önceki Türkçe kitaplarını okuyabilseydi ecdâdını anlardı. Dilini kaybeden özünü kaybeder.

Sual: Bugüne kadar birçok tarihçi ile karşılaştım ama, siz Osmanlıyı daha farklı savunuyorsunuz. Bu Osmanlı tutkusu nereden geliyor.

Otuz yılı aşkın akademisyenlik hayatımda şunu gördüm. Pek çok tarihçi Osmanlıya iftira atıldığını görüyor, biliyor fakat iş savunmaya veya doğruları anlatmaya gelince çeşitli sebeplerle susmayı tercih ediyor. Bu durum Osmanlı düşmanlarına ve iftira atanlara daha bir cüret veriyor. Bunlara karşı doğruları da aynı açık yüreklilikle yapmak lazım… Farklılık buradan kaynaklanıyor. Heyecan ise tarihin kendisinde var. Tarihi kimya, matematik gibi anlatamazsınız. Sevinci, hüznü, savaşı, barışı aynı ses tonuyla anlatmak olmaz. Tarihçi biraz da yaşamalı diye düşünüyorum. Diğer taraftan Osmanlı benim ecdâdım. Benim geçmişim. Benim tarihim. İnsanın tarihine, geçmişine ve ecdâdına tutkusunun olması çok normal… Asıl Osmanlı düşmanlarına bu husumet tutkusu nereden geliyor diye de düşünmek gerek değil mi?

TARİHİMİZ YENİDEN YAZILMALI

Sual: Çok doğru. Bizzat bende de okul yıllarında öğrendiğim tarih bilgisinin eksik öğretildiği ve Batı yanlısı verildiği kanaati var. Bize öğretilen tarih doğru mu değil mi? Sizce tarihimiz yeniden yazılmalı mı?

On yıllarca öyle yanlışlar edildi ki bunları düzeltebilmek için uzun yıllar çalışmak gerek. Belki bugün o yanlışların çoğu yapılmıyor. Ancak bugün de tarihimiz verilmesi gerektiği şekilde verilmiyor. Bu itibarla tarih kitaplarının yeniden yazılması gerekir. Hangi sınıfta ne, ne kadar verilmesi lazım iyi değerlendirilmelidir. İlkokul ve Liselerde tarih şuurunun oluşmasına yarayacak bilgiler sunulmalıdır. Gereksiz bilgilerle öğrenci tarihten nefret ettirilmemelidir. Batı sanatı, romanı ve dizileri ile tarihine destek olurken, biz aynı yollarla tarihe düşmanlığımızı devam ettiriyoruz maalesef.

Sual: Gerçek Osmanlı tarihini nasıl öğrenebiliriz. Bununla ilgili kaynaklar, çalışmalar var mı? Neler?

Elbette ki ana kaynaklarından öğrenilir. Arşiv vesikaları ve döneminin eserleri bu konuda en önemli vesikalardır. Bu belgeler Osmanlıda fazlasıyla bulunmaktadır. İşte bu belge ve vesikaları önyargısız olarak kullanan ve değerlendiren tarihçilerin eserlerini okumakla doğru bilgiye ulaşılabilir.

Sual: Osmanlıyı anlatan KAYI serisi fikri nasıl doğdu.

Öğrencilerimin değişmeyen suallerinden biri bu… Hemen her sene aynı suallerle karşılaşıyordum. Padişahlarla ilgili akıl almaz iftiralar, entrikalar, harem, devşirme meselesi ve daha nice konularda yalan yanlış bilgiler. Bunları sadece talebelerime anlatmakla iş bitmeyecekti. Yazmam ve diğer bölümlerde okuyan herkesin istifadesine sunmam gerektiğini anladım. İşte o zaman Kayı serisi ortaya çıkmaya başladı.

Sual: Seri kaç kitaptan oluşuyor? Sizce istediğiniz kitleye ulaşabildiniz mi? Kitaplarınız ilgi gördü mü?

Şu anda altı kitap oldu. İnşallah tamamlandığında on bir kitap olacak. Kayı kitapları ilmi bir eser. Üslubu ise hemen herkesin rahatlıkla okuyup anlayabileceği bir tarzda kaleme alındı. İlgi ve memnuniyeti her vesile ile görüyorum. Zira okuyan herkes dostuna ve ahbabına tavsiye ediyor. İstediğim kitle ise tüm Türkiye’dir.

Sual: Osmanlı Devleti neden uzun ömürlü oldu?

Bunu Osman Gazi’nin oğlu Orhan Gazi’ye nasihatinde görebiliriz. O nasihatler Osmanlının anayasası hükmündedir. Kayı 1’de uzun anlattığım üzere bu temelin dört direği vardır. Bunlar edep, yerine adam yetiştirmek, ilim ve adalettir. İşte Osmanlıyı cihanşumül yapan bu prensipler olmuştur.

Sual: Osmanlı’nın bir cihan imparatorluğu olmasında Sultan Süleyman’ın etkisi nedir?
Fatih Sultan Mehmed Türk birliği, II. Bayezid Han kültür, Yavuz Sultan Selim Han ise İslam birliği hamlelerini gerçekleştirmişti. Kanuni Sultan Süleyman birlik ve beraberliğini tamamlamış olarak devraldığı bu ülkeyi, haşmetli bir cihan devleti yaptı. İşte bu büyük başarı Türk-İslam birliğinin neticesiydi. Bundan büyük dersler çıkarmak gerekir.

Sual: Böyle güçlü bir devlet ne oldu da dağıldı. 

Bunda son üç yüz yıl içerisinde işlenen nice hataların ortak tesiri vardır. Ancak en önemli sebep defalarca tekrarlanan ve bir devlet için felaket olan darbelerdir. Nihayet ittihat ve terakki darbesi ise Osmanlı Devletini yıkıma götüren en büyük talihsizlik olacaktı.
Sual: Bugün Ortadoğu kaynayan kazan. Osmanlının yokluğu hissediliyor mu? Osmanlı olsa idi yeniden bu bölgede düzen sağlanır mıydı?

Ortadoğu’yu karıştıranlar Türkün ve Müslümanların düşmanlarıdır. Böl, parçala ve zengin kaynaklarını sömür politikası içerisinde işlerini görüyorlar. Bölünmüş Müslümanlar da birbirlerini boğazlıyorlar. Güçlü ve adil Osmanlı idaresi her zaman huzur vesilesi idi. Müslümanlar kıymetini bilmeyince Cenab-ı Hak o nimeti ellerinden alıverdi. Sonuç meydanda hepimiz ibretle izliyoruz.

DİZİLERDEKİ OSMANLI

Sual: Osmanlının kuruluş tarihi tartışılıyor. Sizin görüşleriniz nedir. Mesela TRT’deki Diriliş: Ertuğrul dizisinde de Ertuğrul Gazi’nin babası Süleyman şah gösterilmiş, siz ise Gündüz Alp diyorsunuz? Böyle başka muallak bilgiler var mı?

Halil İnalcık Bey Osmanlının kuruluş tarihi olarak 1302 yılını ortaya attı. Basının yaygarası dışında hiçbir Osmanlı tarihçisi bu iddiaya iltifat etmedi. Zira 1299’da Osman Gazi adına hutbe okutmuştu. Hutbe ise saltanat alametidir. Diriliş: Ertuğrul dizisi yanlış kurgu üzerinden gidiyor. Evet, Ertuğrul’un babası Süleyman Şah değil. Bunun yanlış yansımaları daha olacak. O zaman Ahlat’ta Haçlılar ve Tapınak şövalyeleri diye etkin bir güç yok. Kayılar Moğollardan kaçıyorlar. Ancak dizide Moğollardan eser yok. Ayrıca Süleyman Şah’ın sol eliyle yemek yemesinden, Kayı’nın ongunu (arması) olan şahin kuşu yerine domuz başı konulmasına kadar bir dizi hatalar var. En korkuncu ise Kayıların yeni Müslüman olmuş gibi sunulması. Açıkçası senaryoyu Kayılara uygun bulmadım.

Sual: Peki Muhteşem yüzyıl dizisi…

Açıkçası ben bu diziyi ısmarlama olarak görüyorum. Osmanlının imajını bir kez daha yok etmek üzere kurgulandı. Doğru tek bir karesi olmayan bir diziydi. Yanlışlarını silmek sadece Türkiye’de yüzyılları alır. Peki, sattık diye övündükleri seksen ülkede yaptığı tahribat nasıl silinecek. Reyting kaygısıyla dizi çekerseniz yanlışları silmek bir yana yeni yanlışları eklersiniz. Diriliş: Ertuğrul dizisinde bu görülüyor. Kösem Sultan dizisini bilmiyorum. Bu mantıkla zor.

Sual: Hürrem Sultan’ın Osmanlı tarihindeki yeri nedir?

Kanuni Sultan Süleyman’ın otuz sekiz yıllık sevgili eşi. İffetli, namuslu, yetenekli bir hanımefendi. Bir Osmanlı padişahının annesi… Yaptırdığı eserlerle Osmanlı kadınları içerisinde belki en hayırseveri…

Sual: Osmanlıda harem çok konuşuldu. Harem nedir?

Bilirsiniz Harem haramdan gelir. Onun ancak teşkilatı yani işleyişini bilebilirsiniz. Buna rağmen Osmanlının en bilinen tarafı gibi yalan yanlış nice eserler yazıldı. Burası padişahın, annesinin, eşlerinin ve çocuklarının yaşadığı özel bölümdür. Ayrıca cariye denilen kadın hizmetliler vardır. Harem Enderun gibi bir mekteptir. Kadınlar akademisidir. Hanedana olduğu kadar enderunda yetişen devlet adamlarına da eş, hanım yetiştiren bir kurumdu. Bu konuda “Valide Sultanlar ve Harem” kitabım okunabilir.

Sual: Son olarak okurlarımıza ne söylemek istersiniz?

İnsanlar Osmanlı hakkında yanlış bir söz duyduklarında önüne koskoca bir soru işareti koysunlar. Osmanlıyı yargılamasınlar, araştırsınlar. Sonunda iyi ki araştırmışım ve okumuşum diyeceklerdir. Ecdâdlarının altın harflerle yazılmış, başlarını eğdirmeyecek şerefli bir tarih bıraktıklarını göreceklerdir.

OSMANLIYI OSMANLI YAPAN NASİHAT

Ey bağlarımın tatlı meyvesi olan Oğul!

Saltanatına mağrur olma.

Unutma ki dünya Hazreti Süleyman’a kalmamıştır.

Unutma ki dünya saltanatı geçicidir.

Lakin büyük bir fırsattır.

Allah yolunda hizmet ve Peygamberimiz Aleyhisselamın şefaatine mazhariyet için bu fırsatı iyi değerlendir!

Dünyaya ahiret ölçüsüyle bakarsan; ebedi saadeti feda etmeye değmediğini göreceksin.

Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil

HALİL ÖNÜR-TÜRKİYE GAZETESİ

04.01.2015

Tarih ve İrfan | Osmanlı Devleti | 27 Ağustos 2015

Osmanlı Devleti ve Padişahlar.

Sadık Yalsızuçanlar ve Tuğba Dalkılıç’ın moderatörlüğünde Tarih ve İrfan Programı.
Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil’in nefis üslubuyla.
Yayın Tarihi: 27.08.2015

Denizler Fatihi Piyale Paşa

Denizler Fatihi Piyale Paşa 

PiyalePasaGerekdür gayret itmek râh-ı dinde

Kim olmamış ola hiçbir karinde

Bilün erkek koyun kurbân içündür

Bu meydân-ı eren merdân içündür

Ne denlü güçlü ise ehl-i tuğyân

Bizümledür dü‘â-yı Şeh Süleymân

Piyale Paşa

Kanunî Sultan Süleyman dönemi Osmanlı’nın denizdeki başarılarının zirvesini teşkil eder. Bu dönemde Barbaros Hayreddin Paşa’dan Turgut Reis’e, Oruç Reis’ten Piyale Paşa’ya kadar birçok denizci yetişmiş ve bunlar, Osmanlı donanmasını deryalarda tek söz sahibi haline getirmişlerdir. 

Denizler Fatihi Piyale Paşa adlı bu eser, Kanunî döneminin Barbaros Hayreddin Paşa’dan sonra en büyük Kaptan-ı deryası Piyale Paşa’yı ve onun en önemli seferlerinden biri olan ve Akdeniz’deki Osmanlı hâkimiyetini sağlamlaştıran Cerbe Zaferi’ni anlatmaktadır. Bu çalışmanın bir kısmı, dönemin önemli âlimlerinden Şaban Nidâî’nin, orijinal nüshası Londra’daki British Library’de bulunan Cerbe Kalesi Fetihnâmesi adlı eserinin Osmanlı Türkçesine çevirisinden oluşmaktadır. 

“Kayı” dizisiyle Osmanlı Tarihi’ni herkese sevdiren Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil ile Dr. İbrahim Pazan’ın hazırladığı bu eserde, nefis bir hatla yazılmış fetihnamenin tıpkıbasımı da yer almaktadır. Eser bu özelliği ile Osmanlı Türkçesini öğrenmek isteyenlerin başucu kitaplarından biri olacağı gibi, pek az çalışmanın yapıldığı Osmanlı Deniz Tarihi alanında da büyük bir boşluğu dolduracaktır.  

Önsöz
   

İçindekiler
   

Önsöz
doc pdf pdf

Load more