Slovakya’da Osmanlılar

slovakyaXVII. asır, Osmanlı Devleti için zaferlerle dolu üç asrın nihayetinde, bir atâletin ve duraklamanın baş gösterdiği devredir. Bu devir, IV. Murad Han’ın iktidar dizginlerini elinde tuttuğu yıllar geride bırakılırsa yarım asır sürdü. Köprülü Mehmed Paşa’nın sadârete gelişi ile başlayan ve Viyana bozgununa kadar devam eden yaklaşık otuz sene, Osmanlılara iç gâilelerini çözmesi yanında Avrupa’daki zafer dolu yılları yeniden yaşatmıştır. Osmanlı Devleti’nde “Köprülüler Devri” çığırını açan Köprülü Mehmed Paşa, daha çok iç olaylarla uğraşmış, isyanları bastırmış ve oğlu Fazıl Ahmed’e problemsiz bir devlet bırakmıştı. Nitekim Fazıl Ahmed Paşa, sadâretinin ilk yılından itibaren Avrupa’da ortaya çıkan aleyhte gelişmeler üzerine rahat bir şekilde sefere çıkmış ve iki yıl içinde Avusturya’yı dize getirmiştir. Ardından Venediklilere ağır darbeler indirmiştir.

Fazıl Ahmed Paşa ilk seferinde Avusturya’da Uyvar ile birlikte dört büyük kale, otuza yakın palanga ve yedi yüz civarında köyden müteşekkil büyük bir eyaleti devletine kazandırmayı bilmiştir. Ahmed Paşa’nın bu seferi pek çok tarihçi tarafından kaleme alınmıştır. Bu müelliflerden her biri iyi yetişmiş, önemli memuriyetlerde bulunan, devlet işlerine ve sırlarına vâkıf kimselerdir. Elinizdeki eserin ilk iki bölümü bu kıymetli mehazların karşılaştırılması ile Avusturya Seferi’nin sebepleri, uzun süren yolculuk, otuz sekiz gün devam eden kuşatma ve nihayet Uyvar’ın ele geçirilmesine ayrılmıştır.

Diğer taraftan Osmanlılar, hemen hemen hiçbir Müslüman nüfusun bulunmadığı bu uç eyaletinde kısa bir sürede teşkilatlarını kurmuşlar, arazinin tahririni gerçekleştirmişler ve yirmi yıldan fazla bir süre de sulh ve sükûn içinde idare etmişlerdir. Bu durum, Osmanlıların cihanşümul idarelerinin ne derece zirvede olduğunun açık bir göstergesidir. Dolayısıyla eserin üçüncü bölümünde özellikle arşiv belgelerine dayanarak eyaletin idari, askeri, iktisadi ve sosyal yapısı ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Bu konuda tahrir defterinin yanısıra Uyvar hazinesi defterleri, bab-ı asafi kalemleri defter ve dosya katologlarında yer alan ruus, tahvil ve divan kalemlerindeki belgeler, büyük kale ve yeniçeri kalemi defterleri ile maliyeden müdevver defterleri katologlarındaki zengin arşiv malzemesi en önemli kaynaklarımız olmuştur.

Sefer dönemine ait mühimme kayıtlarının fevkalade azlığı ve sefer ahkâm defterinin bulunmayışı büyük bir talihsizlik ise de, Uyvar’ın fethinde bulunanların zengin malumatlarla yüklü yazma eserleri bu noktadaki eksikliği büyük ölçüde gidermiştir. Bu arada başta J. Blaşkoviç ve V. Kopcan olmak üzere K. Vocelka, M. Matukan, H. Georg Majer, E. Eickhoff, G. Max Kortepeter ve K. Hegyi gibi batılı tarihçilerin döneminin Osmanlı – Avusturya münasebetleri ile Slovakya’nın Osmanlılar zamanındaki idaresine dair çalışmaları, bu araştırmanın ortaya konulmasında önemli oranda katkı sağlamıştır.

Uyvar şehrinin tahririni andıran küçük bir defterden ise Osmanlıların mahallelere verdikleri isimleri, şehirdeki dükkân ve hane adedini, sosyal ve kültürel eserlerini takip etmek mümkün olmuştur. Ne yazık ki bu defter, % 20 oranında çürümüş olup üzerinde çalışma müsaadesi de güçlükle alınmıştır. Ayrıca konu açılmışken Mâliyeden Müdevver tasnifindeki pek çok defterin (örneğin Nr. 4016, 5232, 15706, 18256) çürük olduklarından dolayı incelemek imkânının olmadığını belirtmek gerekir. Bu durum tarihçinin olduğu kadar tarihin de bir büyük ızdırabıdır. Zira bu belgelerden her birinin kaybı, mâzi ile ilgili bir bağın kopması mânâsına gelmektedir. Bu itibarla arşivde belki de yapılacak en mühim çalışma çürümekte olan defter ve belgelerin tasnifi ve korunması olmalıdır.

Bu vesile ile özellikle 1987–1990 yılları arasında Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü görevinde bulunan rahmetli Prof. Dr. İsmet Miroğlu Bey’i, yıllarca alalâde resmî bir devlet dairesi muamelesi gören arşive, gerek yüzlerce kaliteli personel kazandırılmasında, gerekse tasnif çalışmalarının hızlandırılarak aktif bir hale getirilmesinde yaptığı önemli katkılar sebebiyle hayırla yâdetmek yerinde olacaktır.

Eserde, defterdeki tariflerden hareketle şehrin planını gösteren bir harita üzerinde mahallelerin yerlerine işaret edilmiştir. Sefer menzillerini gösteren bir harita ile muhtelif listeler ve önemli belgeler ekler bölümünde derc olunmuştur.

Bu eserin hazırlanması sırasında ikaz ve destekleriyle yardımlarını gördüğüm Prof. Dr. Mustafa Çetin VarlıkProf. Dr. Mücteba İlgürelProf. Dr. Enver Konukçu ve rahmetli Prof. Dr. İsmet Miroğlu’na şükranlarımı sunarım. Ayrıca Almanca eserlerden tercümeler yapan Sayın Alaaddin Erdoğan’a, harita ve şemaları çizen Prof. Dr. Ramazan Özey’e; araştırmalarım esnasında her zaman gerekli kolaylığı gösteren Başbakanlık Osmanlı ArşiviSüleymaniye Kütüphanesi ve Köprülü Kütüphanesi çalışanlarına da teşekkür ediyorum.

Nihayet eseri titizlikle yayına hazırlayan kıymetli dostum Abdulkerim Şaşmaz’a, sanat yönetmeni Emine Karabulut’a, tashihlerinde yardımcı olan Kıymetli talebem Göker İnan’a ve eserin basımında gerekli titizliği gösteren değerli KTB Yayınları mensuplarına ayrıca teşekkür ederim.

Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil
Nisan 2010, İstanbul

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.