Türkçe olimpiyatlarının sırrı açıldı! 24.09.2017 Türkiye Gazetesi

Bu FETÖ’cüler gerçekten çok sinsi, planlı, programlı çalışıyorlar. Nereye ve nasıl vuracaklarını iyi biliyorlar. Her fırsatı değerlendiriyorlar.

23 Nisan’da Başbakanlık koltuğuna oturan bir ilkokul çocuğu, eline tutuşturulan kâğıttan okurken ilgililere, Dinler arası diyaloğun tamamlanması ve devam ettirilmesi emrini vermişti. Sorguya çekilen öğretmen ise o bilgiyi Dışişleri Bakanlığı sitesinden aldığını söyleyerek kendini masum biri gibi savunmuştu. Bir ilkokul çocuğuna, iki cümle yazı vermek için güya Dışişleri sitesine girip yazı arayan bir öğretmen! Ne garip değil mi? Biz de yuttuk o zaman (!) Fakat biz yutmasak da maalesef birileri fena yutuyor!

Bakınız ders programları ile olumlu manada yapılan müfredat değişiklikleri dağ fare doğurdu kabilinden öteye gitmiyordu. Biz bu durumu evvelce de ifade etmiştik. Bu zihniyet ve kafayla hiçbir şey olmayacağını da belirtmiştik.

Fakat okullar açıldığında sanki hükûmet ülkeyi muhafazakârlığa doğru hızla sürüklüyor diye bir yaygara koparıldı. Bilhassa Doğan medyasında üç beş gün bu hava estirildi.

Şimdi şunu iyi biliniz ki bu yaygarayı yapan veya yaptıranlar ya FETÖ’cü veya FETÖ’nün kuyusuna su taşıyanlardır. Çünkü onlar devamında ne olacağını iyi biliyorlardı.

Nitekim okulların açılması ve kitapların dağılmasıyla ortalık daha da aydınlandı.

Meğer FETÖ’cüler hâlâ işin içinde cirit atıyorlar.

Din kültürü, felsefe, tarih, müzik ve matematik kitaplarında mesaj vermeye devam ediyorlar.

Evrim kaldırıldı diyorlardı. Buyurun İmam Hatip Okulu 7. sınıf matematik kitaplarını alın ve arıların nasıl bir evrim geçirdiğini okuyun.

4. sınıf müzik kitabında ise “yer ve gökyüzünün büyük kısmının hâkimi Tanrı Ketzakutıl”, dünyaya müziği getirmektedir. FETÖ’cülerin on dört yıl Türkçe Olimpiyatlarında şarkı türkü ile coşmalarının sırrı da şimdi anlaşılmış olmaktadır. Galiba ‘Tanrı Ketzakutıl’ın emri altına girmişlerdi!..

Bu gaflar da ihanettir! 

Sosyal Bilgiler 6. sınıf kitabında, “çan, hazan, ezan sesi buluştu” başlıklı eski bir gazete haberinden hareketle, “Dinler Arası Diyalog”u devam ettiriyoruz, mesajı verilirken şu anda bununla en büyük mücadeleyi sürdürmekte olan Sayın Cumhurbaşkanımızı da bunun hamisi gibi göstermek nasıl bir münafıklıktır.

Bir de tarih kitabında yer alan bir şiirdeki şu kıtaya bakın:

Halkın ne söz hakkı vardı ne oyu
Mutlak hâkim idi padişah soyu
Uyutulmuş idi asırlar boyu
Uyandı, silkindi durdu bu millet.

Bu şiirleri okuyan bir gence, 622 yıllık Osmanlı Devleti’ni nasıl okutacaksınız, Allah aşkına söyler misiniz? Asırlar boyu narkoz verilip uyutulan bir millet diye mi? Bunlar Osmanlı Devleti’ne hâlâ Kılıçdaroğlu kafası ile mi bakıyorlar acaba? Şeker üretemeyen, tüfek yapamayan, okuma yazma bilmeyen Osmanlı gibi (!)

Sadece Osmanlı mı? Bu zihniyetle bakılırsa Selçuklu, Gazneli, Karahanlı da aynı değil midir? Gerçekte bu düşmanlık İslâm’a yöneliktir.

Yazık gerçekten yazık! Bu kafa doktora tezlerine konu olacak bir kafadır. Böyle bidon bir kafaya her köyümüzde mutlaka bir ad verilmektedir. Artık doktora araştırmaları ile bunu ortaya çıkarma vakti gelmiştir.

Muhafazakâr anlayış diye günlerce ahkam kesen bidon kafalıların tarih zihniyeti yıllardır bu söylemlerle oluştu. Bunların Türk milletini uykuda diye itham etmeleri şaşılacak bir durum da değildir. Zira bu FETÖ’cüler ve Batının uşakları nazarında, siz ülkeyi Haçlılara teslim etmediğiniz sürece, uyuyanlar safında bulunuyor olacaksınız. Nitekim onlara sorarsanız, millet bugün de uyumaya devam etmektedir. 15 Temmuz günü millet sokaklara taşarken “sakın evinizden çıkmayın” diyerek canhıraş gayret sarf edenler bunlar değil miydi? Ah uykucu millet (!) Hep uyur böyle işte…

Söylediğim gibi müfredattaki bu skandallar tam bir FETÖ aklıdır. Cumhurbaşkanımız 2013 yılından beri bu fitneye bütün gücüyle dikkat çektiği hâlde hâlâ bunların oyun ve projeleri ile karşılaşmamız çok garip değil mi? Bu kitapların bazılarının 2013 yılı Talim ve Terbiye Kurulunca onaylandığı da söyleniyor. Öyle ise bu denli gaflet ne ile izah edilebilir. Bakanların, müsteşarların bu fitneye karşı son derece uyanık bulunmaları gerekmekte değil midir?

Şunu net ifade edeyim ki hal böyle iken, gaflet içinde olanların gafları da ihanettir. Uyanın artık kardeşim!

Şarkışla Kaymakamı! 

FETÖ ve FETÖ-vari oluşumların yolunu kesmek, kültürel faaliyetlerden ve gençleri bilinçlendirmekten geçer. Belediye başkanları imkânları dolayısıyla kültürel faaliyetler konusunda daha aktifler. Gerçi bunun için fazla bir kaynağa da ihtiyaç yok. İlgi ve alaka meselesi. Gençleri kabul edip yanlarında olduğu mesajını verebilmesi yeterli. Nitekim Şarkışla Kaymakamı ve Gemerek Kaymakam Vekili Akif Pektaş Bey, gençlik oluşumlarını desteklemek, kültürel faaliyetlere katkıda bulunmak noktasında özveri ile fevkalade işler yapmaktadır.

Diğer taraftan Şarkışla halkı, belediyesi ve kaymakamı iş birliği neticesinde yiğit ve şehit evladı Muhsin Yazıcıoğlu adına, müthiş bir vefa örneği ile Edirne Selimiye Camii’ne benzer ve fakat asla taklit olmayan muazzam bir camiye imza atmışlar. Cami bir ay içinde hizmete girecektir. Diyanet veya valilerimiz birkaç ilimizde yardım toplatıp bu caminin kalan son bölümü ve biriken ağır borçlarına katkı yapabilir! Dost odur ki, dar zamanında yanında ola!    

TEFEKKÜR 

El eli yur âdettir, iki el dahi yüzü yur
Bazı bazısına sebep koymuştur müdebbir-i umur

Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil

24.09.2017 Türkiye Gazetesi

Bir Cevap Yazın

Your email address will not be published.