Zuhr-i âhir namazına müdahale!

Kıymetli dostum Ebubekir Sofuoğlu Bey her cuma günü sosyal medyada şöyle sesleniyor:

“Ne oluyor yahu! Cemaat camide, imam müezzin ortada yok! 1400 yıllık cuma namazını neden değiştiriyorsunuz?” 

Evet, imamlar cuma namazında farzı veya akabinde son sünneti kıldıkları gibi hemen dua edip çıkmaya başladılar. Böylece zuhr-i âhir namazını kaldırdılar. Kimin ne namazını kılıp kılmayacağına karışacak değiliz. Fakat 1400 yıldır kılınmakta olan bir namazı tek komutla kaldırtmanın maksadı nedir? Elbette dinimiz üzerinde oynanmak istenen oyunlara karşı dikkat çekmek vazifemizdir.  

Bundan yıllarca önceydi. O zaman asistan şimdi ise bir üniversitede profesör olan bir talebemle Kayseri’de cuma namazı kılmıştık. Namazdan sonra ben tesbihi elime aldığımda müezzin tesbih dualarını okutmadan doğrudan duaya geçti. Önce cenaze namazı var zannetmiştim. Maalesef saatlerce dayısı, amcası gelecek diye cenazeyi bekletenler ne hikmetse camide iki dakika bekletemiyordu?

Her neyse cenaze namazı da göremeyince dostuma sordum:

“Hayırdır. Burada tesbihler çekilmiyor mu?”

Dostum; “Abi, buraya zamanında bir müftü gelmiş. Kayseri halkı tüccardır. İşlerinden ticaretinden geri kalmasın. Onun için tesbihatı kaldıralım demiş. Fetva vermiş. Onun için cumaları tesbihat çekmezler”, dedi.

“Allah Allah! İsteyen, işi acil olan zaten çıkıp gidiyor. Zorla tutan yok. Peki, imam ve müezzinler de mi tüccar oldu? Şimdi biz de mi tüccarız? Niçin ibadeti yapmak isteyeni çok kıymetli bir sünnetten mahrum ediyorlar?” demiştim.

Din görevlileri İslam’ın farzlarını sünnetlerini öğretmek ve yapılmasını sağlamak için varlar, bıraktırmak, yaptırmamak ve unutturmak için değil.

Kayseri Müftüsünün tesbihatı kaldırması gibi FETÖ’nün Diyanet’te güçlü olduğu dönemde sıra namazlara gelmişti. Zira son yıllarda bazı camilerde pilot bir uygulama ortaya çıkmıştı.

Asırlardır cuma namazında kılınan zuhr-i âhir namazı ve akabinde iki rekatlik vaktin sünneti görevlilerce kılınmamaya başlamıştı.

Son zamanlarda bunun neredeyse bütün camilerde tam olarak uygulandığını ve hatta bu konuda birtakım talimatlar gittiğini görmekteyiz.

Öyle ki, siz zuhr-i âhir namazına başlarken müezzin tesbihata başlıyor. Hatta bazı yerlerde iki rekât farzdan sonra geçiliyor. Böylece cemaat namazda imam dışarıda gibi garip bir hâl ortaya çıkmış durumda!

Elbette biz bu yazıyı yazdığımızda Diyanet’in konu ile ilgili fetvaları gözümüzün önüne konacak, minareyi çalan kılıfını hazırlar, misali gerekçelerini söyleyeceklerdir.

Bu sebeple bendeniz de Diyanet’in fetvasına baktım.

Öncelikle şunu ifade edeyim ki Diyanet’in dinî bir meselede kafasına göre bir fetvası olamaz. Diyanet hangi mezhebe göre ise o mezhebdeki müctehid İslam âlimlerinin hükümlerini söyler, fetva neye göre verildi ise onu nakleder.

Yoksa Diyanet kendisini bir mezhep yerine mi koymaktadır? Şayet öyle ise biz de bilelim ve ona göre sözümüzü söyleyelim.

Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı’nın sitesine konulan zuhr-i âhir ile ilgili yazı veya sözde fetva, tam bir cehalet numunesidir! Zira böyle cahilce bir ifadeyi bir ilim adamının veya din adamının yazması mümkün değildir.

Dolayısıyla ancak dini bozmayı hedef alan kişi veya kişiler bu ifadeleri kullanabilir. 

DİYK Başkanlığının mezhepleri yok sayan fetvası 

Nitekim zuhr-i âhir hakkındaki hükümden can alıcı cümleleri değerlendirelim. Mesela:

“Bazı İslam bilginleri, bir yerleşim biriminde birden fazla yerde cuma namazı kılınmasının sahih olmayacağı ihtimaline binaen, o günkü öğle namazının ihtiyaten kılınmasını önermişlerdir” denmektedir.

Birincisi İslam bilgini ile müctehid âlimler arasındaki farkı belirtebilirler mi?

Bunlara göre Yaşar Nuri Öztürk, Mustafa Öztürk ve Zekeriya Beyaz da bir İslam bilginidir. Bunları mezhep imamlarımız ile bir mi tutuyorlar acaba?

İkincisi ictihad etmek ile önermek arasındaki farkı ortaya koyması lazım. Diyanet’te bu fetvayı yazanlar müctehid âlimlerin ictihadlarını, isteyenin yapıp isteyenin yapmayacağı bir tavsiye bir öneri olarak mı görmektedir?

Yine fetvada “Zuhr-i âhir adıyla dört rekât olarak kılınan bu namaz, cuma namazına dâhil değildir. Hazreti Peygamberden ve ilk dönemlerden gelen rivayetler arasında bu isimle kılınmış bir namaz yoktur”, denmektedir.

Şu ifadeyi yazan, zuhr-i âhir namazını cumadan başka bir yerde, kılınız diyen bir tek rivayet gösterebilir mi? Cumadan başka hangi günde ve cuma namazından başka hangi namazda zuhr-i âhir namazı kılınması ibaresi vardır? Yüzlerce İslam âliminin eserini okuyup da böyle cahilce bir ibare yazmak nasıl bir mantıktır!

Peygamber efendimiz ve ilk dönemlerden gelen rivayetler arasında bu isimle kılınmış bir namaz yoktur ibaresi ise sinsiliğin zirvesidir.

Bu ifade cuma namazının vücub şartları ile eda şartlarını bilmiyorum, demektir. Böyle cahil bir kimse nasıl fetva yazar akıl almıyor!

O zaman soruyorum: Peygamber efendimiz ve ilk dönemlerden gelen rivayetler arasında hangi camilerde cuma namazı kılınıyordu?

Buyurun cevap veriniz! Açıklayınız! Yazınız! Bunu açıkladığınız an mesele aydınlanacaktır.

Ebû Dâvud’un rivayetine göre, “Medine-i Münevvere’de Resulullah efendimizin mescidiyle beraber dokuz mescid vardı ve her bir mescidin ahalisi Hazreti Bilal’in ezan sesini duyabiliyorlardı (beş vakit namaz için). O zaman Resulullah efendimizin mescidi dışındaki hiçbir mescitte cuma namazı kılmamışlardır.” Evet, Selefi salihin devrinde köylerde cuma namazı kılınmadığı gibi şehirlerde de birden fazla yerde cuma kılındığı sabit ve vaki değildir. Onun içindir ki tekrar öğleyi kılmaya lüzum tabii ki kalmazdı.

Dolayısıyla Resulullah ve sahabe döneminde cuma namazının sıhhat şartlarına tam olarak riayet edildiğinden zuhr-i âhir namazı kılınmamıştır.

Cuma namazının sıhhat şartlarından biri olan cuma kılınacak yerin şehir hükmünde olması ve bu bağlamda bir şehirde birden çok camide cuma kılınıp kılınmayacağı meselesi zuhr-i âhir için hem Hanefi mezhebinde hem de diğer mezheplerde ana sebep olarak ortaya çıkmıştır.

Zira İslam âlimlerince cuma namazının şehir olan yerde yalnızca bir camide kılınmasının asıl kabul edilip, ancak bir cuma camisi dolduğunda ikinci bir cuma camisine ruhsaten izin verilmesi cuma namazının sıhhat şartları etrafında titizlikle uygulanan bir kaide olmuştur.

İşte Peygamber efendimiz ve Eshabı zamanından sonra cuma namazının eda şartlarında bazı değişikliklerin vukuu, zuhr-i âhir namazının kılınmasını gerektirmiştir.

Nitekim zuhr-i âhir namazı kılınmalıdır diyen müctehid âlimler cumanın sıhhat şartları tahakkuk etmediği müddetçe cuma namazına “kılındı” hükmünü vermek doğru olmaz demiştir. Dolayısıyla zuhr-i âhir de şer’an sabit olan şartlar tamam olmadığından dolayı kılınmaktadır.

Nihayet Diyanet fetvasında, zuhr-i âhir namazının gerekçesi ile nihayetindeki hüküm ifadesine bakınız:

“Gerekçesi, birden fazla camide kılınan cuma namazlarından ilk önce kılınanın geçerli olacağı, diğer camilerde kılınan namazın ise geçersiz olabileceği varsayımıdır. İşte bu şüpheli durumdan kurtulmak için, içinde bulunulan cuma vakti kastedilerek ihtiyaten, zuhr-i âhir yani ‘vaktine ulaşılıp da eda edilemeyen son öğle namazı’ niyeti ile dört rekâtlık bir namaz kılınması bazı âlimlerce uygun görülmüştür. Fakat böyle bir varsayıma mahal yoktur.”

Evet, bu DİYK üyelerine göre âlimlerin içtihadı “varsayım” oluyor, kendi hükümleri ise kesin bir ifade ile “varsayıma gerek yoktur.”

“Bülbüllere emir var lisan öğren vakvaktan…” dercesine fetvalar artık böyle mi tespit olunacaktır. Bu akıl almaz ifadeler DİYK Başkanlığı’nın dört mezhebi kabul etmediğini gösteren bir hareket tarzı değil midir?!.

“Ne günlere kaldık ey gazi hünkâr” mı diyelim?

Diyanet bin dört yüz yıldır kılınmakta olan bir namazı, varsayım kabul ederek, gerek yok deyip bir çırpıda kaldırıyor.

İki üç tarih profesöründen başka neredeyse çıt çıkmıyor! Binlerce ilahiyat hocası ölü taklidi yapıyor.

DİYK üyelerine sadece bir tezi önereceğim.

“Cuma Namazı ve Zuhr-i Ahir Meselesi” adıyla bir tez hazırlayan ve Ehl-i Sünnet mezhep âlimlerine göre meseleyi en geniş haliyle tahlil eden Rahmi Küçük,  sonuç olarak zuhr-i âhir namazının kılınması gerektiği hükmüne varmıştır. Aday tezini, Prof. Dr. Abdülkerim Ünalan, Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Efe ve Dr. Öğretim Üyesi Abdullah Tırabzon’un da bulunduğu jüri karşısında savunmuştur.

Size göre ise konu henüz deneylerle yeter derecede doğrulanmamış bir faraziye öyle mi?

Ey DİYK üyeleri! Siz hangi deneyleri yapmaktasınız söyler misiniz? 

TEFEKKÜR 

Söylemekten söz uzar artar emek

Söyleyenden dinleyen ârif gerek

Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil

23.07.2021

Türkiye Gazetesi

https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/prof-dr-ahmet-simsirgil/619868.aspx

Print Friendly, PDF & Email

Yorumu formunu geç

    • Mehmet TANRIVERDİ on 15 Eylül 2021 at 00:19
    • Cevapla

    Suudiler hiç sünnet kılmıyor farz ve her vakitte cenaze oluyor cenaze namazı kılınıyor. Zuhri Ahir namazını cocukluğumuzdan beri kılıyoruz, kılmaya da devam edeceğiz Allah kabul etsin İnşallah!

    • Namık Yıldırım on 30 Temmuz 2021 at 22:45
    • Cevapla

    şüphe üzerine namaz kılınmaz.
    Ya vaktin(öğle namazı) ya da cuma namazı kılınır
    Şartlar neyi gerektiriyorsa o namaz kılınır.
    Bu olmazsa diğer kıldığımız devreye girer diye bir sistem ve mantık yok.

    • Kemal Kaya on 25 Temmuz 2021 at 15:25
    • Cevapla

    Hocam bu karmaşık şartlarda bu alimlerin birbirine düştüğü ortamda biz sade vatandaş olarak öğlen vaktinde evimizde, işyerimizde veya uygun olan bir yerde mesela Cuma(!) Namazından sonra camiide direkt öğlen namazımızı kılalım daha iyi. Yani bir konu bukadar mı vatandaşa anlatılamaz yahu.!!
    İlçe müftülükleri ilçenin enbüyük camiisini Cuma Mescidi olarak ilan ederse diğerleri öğlen namazını Cuma Mescidindekilerde gerçek manadaki Cuma Namazını idrak ederler
    Konu kapanır. Hepinizi Allah islah etsin.!🤦🏻👎

    • Muhsin Avcı on 24 Temmuz 2021 at 09:20
    • Cevapla

    Selâmun aleyküm hocam öncelikle ALLAH RAZI OLSUN çok önemli bir konuya değindiniz. Eğer imkanınız varsa bu mes’eleyi devlet büyüklerine veya diyanetten sorumlu bakana iletiniz. Diyanetin içinde ehli sünneti bozmak için elinden geleni yapan bir grup var olduğu kanaatindeyim. Selâm ve dua ile ALLAH A EMANET OLUN

    • İrfan setenci on 24 Temmuz 2021 at 02:31
    • Cevapla

    Muhterem hocam
    Tarihî tespit, yorum ve önerilerinizi hayranlıkla takip ediyor, müstegîd oluyoruz.
    Hanefî fukahasının taraftar olmadığı, Şafiî mezhebinde kabul görmüş bir uygulamayı 1400 yıldır var diyerek ümmete teşmîl etmek belki doğru olmaz. Diyk’nun fetvasını da din dışı bir fetva gibi lanse etmek insanları Diyanet vehoca camiasından soğutur. Kaldı ki ibadetlerde aslolan taabbüdiliktir. Emrolunduğu gibi ve uygulandığı gibi yapmaktır. Rasulullah (s.a.v.) ın bilmediği bir namaz icâd etmenin de elle tutulur tarafı yoktur.
    Cuma mescidine gidebilen gitsin, gidemeyen öğleyi kılsın diye bir fetva verseler bundan ehven olurdu belki zira insanları ibadetinde şüpheye düşürecek ve sonra onu telafi için namaz ihdas edecek kadar cür’et hakikaten ürkütücüdür. Bunu savunmak da öyle geliyor bana. Kılıcınızı kınına küstürmeden idare edin dermiş atalarımız. Sizi seviyorum, saygı ve hürmetlerimle, bayramınızı tebrik ediyorum.

    • Alaattin on 24 Temmuz 2021 at 01:21
    • Cevapla

    Adam tamda zuhru ahirin neden kılınması gerektiğini yazmış,sen lutfedip okumamışsın bile,yada okumuş anlamamışsın.peygamber efendimiz zamanında tabi yoktu,ona açıklık getirdi ya adam sen nerenle okudun acaba

    • BEDİA on 24 Temmuz 2021 at 00:13
    • Cevapla

    Allah razı olsun hocam.
    Yorumlar içler acısı.
    😩

      • Celalettin çağlayan on 30 Temmuz 2021 at 11:29
      • Cevapla

      Allah razı olsun hocam bizler hiç terk etmedik çünkü hocalarımızdan öyle öğrendik ehli sünnet bozmaya calisanlar karşısında birkaç cemaat ve sizler kaldınız cemaatler sezssiz çünkü sesleri çıksa kafalarına binecekler biliyorlar siz devam edin ehli sünnet in sesi olun mezhepsizlere mezhepsizlige ön ayak olanlara onlara yol verenlere karşı durun Allah yolunuzu açık eylesin

    • Mehmet fazlıoğlu on 23 Temmuz 2021 at 20:42
    • Cevapla

    Ya hepiniz zır cahil yada tamamen kötü niyetlisiniz. Ahmet beyefendi abimiz anlaşılacağı üzere zuhr-i ahirin sebeplerini ve gerekliliğini tarihsel olarak izah etmiş. Fakat hala yok efendim şöle yok efendim böyle karnınızdan konuşuyorsunuz. Biz sizleri artık çok iyi tanıyoruz saklanamazsınız. Her konuşmanızda her yazınızda kendinizi ele veriyorsunuz YEMEZLER ARTIK…….

    • Ramazan on 23 Temmuz 2021 at 18:51
    • Cevapla

    Sayın profesör, sanki vatandaşın zuhr-i ahiri çalındı. Sen vatandaş vakit namazları neden camide kılmayıp evinde kılıyor onu nedenini araştır.

    • Doğruya doğru, eğriye eğri on 23 Temmuz 2021 at 16:38
    • Cevapla

    Zuhr-i ahir, son öğle namazı demek. Yani kılınmayıp da kaza edilen son öğle namazı farzı. Bu ise Cuma namazının kabul olmadığı düşüncesiyle kılınan bir namaz olup, sonradan yapılan bir bidattir. Yanlış bilmiyorsam, Cumhuriyet döneminde ortaya çıkmıştır. Zuhri ahir diye ne dinde ne de peygamberimizin sünnetinde hiçbir uygulama yoktur. Sayın Ahmet bey, lütfen son zamanlarda burnunuzu soktuğunuz bilmediğiniz işlerden artık geri durun.

      • Alaattin on 24 Temmuz 2021 at 01:24
      • Cevapla

      Adam tamda zuhru ahirin neden kılınması gerektiğini yazmış,sen lutfedip okumamışsın bile,yada okumuş anlamamışsın.peygamber efendimiz zamanında tabi yoktu,ona açıklık getirdi ya adam sen nerenle okudun acaba

    • Adanalı on 23 Temmuz 2021 at 15:26
    • Cevapla

    Zühri ahir neden bu kadar dert olmuşki insanlara. Anlamadım. Kılanlar için sevap varmı? Var. Kılmayana cezası varmı demekki buda görüşe göre degişiyor. Arap ülkerinde kılınmıyormuş. Kılınmasın, özellikle arabistanlı müslümanlar suudi degilmi.. Onlar başka şeylerede uymuyorlar.

    • feti on 23 Temmuz 2021 at 11:49
    • Cevapla

    661’den bu yana müslümanları böyle basit konuları ÇOOK ÖNEMLİYMİŞ gibi gösterip onları oyalayan, yerinde saydıran zihniyet bu işte. Elin adamları aya gitti bu kafa hala zuhri ahiri tartışıyor.. geriye değil ileriye ve etrafa bakmak lazım

    Diğer müslüman ülkelerin hiç birinde zuhri ahir yuzyıllardır kılınmıyor onların cuma namazları kabul olmuyor mu?

    Bugün çok uzun yıllardır camiler kalın halılar ve pahalı tezyinatlarla süslenip milyarlar harcanarak yapılıyor ANCAK RASULLAHIN MEDİNE MESCİDİNDE HALIYI BIRAK KİLİM VYA HASIR BİLE SERİLİ DEĞİLDİ. RASULULLAH ve TÜM SAHANELER RESMEN TOPRAGA SECDE EDİYORDU AMA DOLUYDU..bugün ise süslü püslü camiler 60 yaş üzeri yaşlılarla ancak bir kaç saf doluyor. Camilerde kaçtane genç görüyorsunuz. ?
    İmam müezzin cami yoluyla hiç terlemeden gübne 1 saat çalışarak yüksek maaş kazanıp lojmanda oturup keyfine bakıyor,
    Diyanet 100.000 kadrosu ile devletten askeriyeden sonra ikinci en yüksek ödenek alan kurum ama yine de her cuma cemaatten para topluyor! !
    İlim ehli, akademisyen imam vb hiç kimse camilere gençleri nasıl çekebiliriz konusunu dert ediyor mu?
    Herkes suçlu!
    Ama sonuçtan kimse mes’uliyet hissetmiyor! !??

    • 0 533 138 27 39 on 23 Temmuz 2021 at 11:36
    • Cevapla

    …. Kıymetli Hocam, Sizi Allah (c.c .) Rızası için çok seviyoruz çünkü Sizin Güzel Yüreğinizin ve İlminizin Ümmete Lazım Olduğuna Candan inanıyoruz ….
    …. Cuma Namazı,Müslümanların bir araya gelerek , Caminin veya Uygun bir mekânın olması Suretiyle Zamanında ve Namazı Kaldıracak İmamın belirlenmiş Olması itibariyle Şartlarını ve Farzlarını Eda ederek, Rabbi Rahimin (c.c.) Emri Üzere Rızası Umulan ve Kabulüne inşallah Şüphe bulunmayan ve Nasıl Eda Edeceğimizi Sevgili Peygamberimizden (s.a.v.) ögrendiğimiz Can Suyumuzdur …
    …. Bununla birlikte Cuma Namazı Ümmeti Buluşturan ve Biz Müslümanları, Hayatın Sevgili Sahibi ve Sultanı Yüce Rabbimizin (c.c.) Huzuruna Topluca vardırıp ve sevdiren , sevindiren Muhteşem bir ibadet ve Nasihat iklimidir …
    …. Müslümanlar Bu Güzel ve Hayat Dolu Cuma İkliminde Buluşup Farz Olan Her bir Sorumluluğu Yerine Harfiyyen getirdikten sonra , Sosyal Hayattaki Sorumluluklarına dahi varıp kavuşmak istemeleri de yine aynı şekilde Rabbimizin (c.c.) Rızası ve Emridir.
    …. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimizin Cuma’nın son sunnetinin kılınmasına dair bizlere tavsiyesi Canımızdan kıymetlidir. Bundanda sonra Abdest durumu , Sağlık durumu veyahut Dışardaki Sosyal durumu (esnaf, memur, polis, asker, ögrenci, okuldan çıkacak çocuğuna kavuşak olan veliler, vs .) müsait olan / olmayan ölçüsü mukabilince müslümanlar topluca dua eder ve tespih çeklerseler, ki açık söyleyeyim bunun Vatanımıza ve Milletimize , Devletimize Sadaka olduğuna hep inanıyorum Evelallah ,çok güzel olur, fakat Cuma’nın Son Sünnetini Kıldıktan Sonra , Müslümanların Sosyal Hayattaki Sorumluluklarına Varmak için Çıkmaları bir o kadar mühim ve güzeldir…
    …. Çünkü, Allah (c.c.) ve Rasulünün (s.a.v.) Müslümanlara yüklemediği bir görevle, Müslümanların birbirini kınaması veya zorlaması uygun düşmez …
    …. Öyleki Zamanı ve durumu müsait olan kardeşlerimizin Camide ve Mescitlerde kalıp Nafile Namaz ( Zuhri ahir, kaza Namazları) ve Tesbihatla zaman gecirmeleri hatta imam Hatiplerden bilgiler ,dersler almaları Berekettir inşallah .

    …. Kolaylaştırınız , Zorlaştırmayınız . Mujdeleyiniz ,Nefret Ettirmeyiniz…. (Hadis-i Serif)

    … Salâvat Sağlık ve Selâmetle …
    … Hocam Sevgi ve Hürmetlerimle …

    • Fikret on 23 Temmuz 2021 at 11:27
    • Cevapla

    Hocam Allah’ım sizden razı olsun bende diyordumki yasaklar biti dinayetde niye yasaklar bitmedi tesbihat yok zuhruahir namazı yok son sünnet yok bunların yasakları ne zaman bitecek diyordum Allah’ım sizin gibilerini başımızdan eksik etmesin inşaallah

    • Oğuz on 23 Temmuz 2021 at 11:07
    • Cevapla

    EyvALLAH hocam benim

    • Abdullah Arısoy on 23 Temmuz 2021 at 10:40
    • Cevapla

    Peygamber efendimizden (SAV) BAHSEDERKEN SALETU SELAM VEYA KISALTMASINI KULLANMAYI UNUTMAYIN SAYIN HOCAM

    • Metin on 23 Temmuz 2021 at 10:33
    • Cevapla

    Zührî ahir, cumhuriyet döneminde cumanın farziyeti yerinde değilse öğle namazı borcu olmasın diye kılınan bir namaz o zamanın alimleri öyle uydurmuş, uygun görmüş yani DİNE SONRADAN KATILMIŞ BİR BİDAT.
    eğer bu şekilde bir namaz olsaydı RASULULLAH SALLALLAHU ALEYHİ VESELLEM EFENDİMİZ kılar VE emrederdi.
    RASULULLAH SALLALLAHU ALEYHİ VESELLEM EFENDİMİZ görevini tam olarak yapmış RABBİMİZ i şahid tutmuş ve DİN TAMAMLANMIŞTIR.
    LÜTFEN DİNİ yazarlardan değil KURAN ve SÜNNET den öğrenin orda varsa alın yoksa sakının.

      • Arif on 23 Temmuz 2021 at 10:58
      • Cevapla

      Bidat olmadığının alameti makalede yazılı Rasulullah döneminde ezan cami olan her mevkiye ulaşıyor olmakla Cumalar Rasulullahın olduğu yerde kılınmış dolayısı ile zuhri ahir kılınmamıştır denmekte ve niçin kılınmadığı açıklanmıştır nasıl bidat oluyor müçtehidlerin bu konudaki görüşü de sabitken

      • Süleyman Yavuz on 25 Temmuz 2021 at 14:48
      • Cevapla

      ALLAH RAZI OLSUN…30 SENE MİHRAP GÖREVİ YAPMIŞ ,İLAHİYAT FAKÜLTESİ MEZUNU BİR KARDEŞİNİZİM..ASLINDA HOCAMI DA ÇOK SEVERİM AMA BU KONUDA MAALESEF YANLIŞ FİKİR ÜRETMİŞ…..CUMA NAMAZI ON REKATTIR…4 SÜNNET ,İKİ FARZ VE DÖRT SON SÜNNET….Zuhri AHİR GECİKMİŞ ÖĞLE NAMAZI DİYE BİR NAMAZ YOKTUR..

    • Hasan Paksoy on 23 Temmuz 2021 at 10:29
    • Cevapla

    Allahım razı olsun hocam sagol

    • Nurettin SARAÇ on 23 Temmuz 2021 at 10:23
    • Cevapla

    Allah c.c. razı olsun, kıymetli hocam.

    • FikretC on 23 Temmuz 2021 at 10:14
    • Cevapla

    Her meslek sahibi din alimi olduğu için böyle hüküm vermek kolay oluyor sayın hocam. Sizi de tarihçi olarak biliyorum. Mesele din alimi olmak yada olmamaktan öte. Değerli hocam Cenabı hakk insana ibadeti kulu Muhammed A.S. üzerinden öğretti. Namazı ondan öğrendik. Ama aklımızın almadığı bir durum çıkınca işi şansa bırakmayalım Belki namazımız kabul olmaz. Ee ne yapalım, öğlenden kılalım. Ne zamana kadar kılalım. Kıyamet kopana kadar, Bi namaz icat edelim onu kılalım. Adida zuhri ahir olsun. Allahin enretmedigi, kulunun kilmadığı, hatta mezhep imanlarının dahi hiç birinin böyle bir şeye lüzum görmediği, kitaplarında geçmeyen bir şey! Bunlar konuşulur, ama bir şey vardı namazın vakti bellidir ve kılınır, günümüzde bir çok millette dahi cuma namazı kılınıyor. Buna bakarsanız bahane çok. Devlet başkanının namazı kildirmadi veya devlet başkanının muslumanligi gibi. Eger cumaya dair şartlar yerine gelmiyorsa icata gerek yok, sadece öğlen kılınması gerekmez mi. Her vakit için böyle bir durum olsa surekli namaz mı icat edilmeli. Cenabı hakk dileseydi 16 rekat olurdu, ama Allah c.c. iki rekat farz demiş, peygamberimizin uygulamasına görede mezhepleri farklı uygulamalari olmuş. En fazla 10 rekat, sonra dağılın işinize gücünüze. İbni Mace bu zuhri ahir kılanın günahkar olduğundan bahsediliyor. Ve bu namaz 1400 yıl önce nerede kılınmış sayın hocam. Peygamberin kailmadığı bir namazı kim kılmış. Neden sadece bizim millette kılınıyor. Neden Medine mekke de değil.

      • alfate on 23 Temmuz 2021 at 10:39
      • Cevapla

      Vakit namazını inşallâh kılıyorsunuzdur!
      Genelde bu tür görüşleri namazla niyazla işi olmayanlar savunuyor da o sebeple….

    • Hacı Çapar on 23 Temmuz 2021 at 10:12
    • Cevapla

    Dilinizde sağlık hocam hassasiyetinize teşekkür ederim. 👏👏👏

    • Burak on 23 Temmuz 2021 at 09:40
    • Cevapla

    Allah razı olsun Hocam. Özellikle pandemi de bu süreçte bahane oldu. Imamlar DİB verdiği karar dogrultusunda hareket ediyorlardi kanimca Fitnenin çıkış noktası belli hepimizin bildiği gibi

    • Osman biber on 23 Temmuz 2021 at 09:22
    • Cevapla

    Selamunaleyküm hocam hayırlı cumalar sizin gibi 8-10 kiş daka cıkıpta sesini bi duyursa çok mükemmel olacakta herkes nemelazımcı olmuş son zamanlarda bide merkezi ezan sistemi patladı hercamide ayrı ayrı ezanlar okunsa daha iyi olmazmı hocam

    • Mustafa Nuri Bozkurt on 23 Temmuz 2021 at 09:05
    • Cevapla

    Allah razı olsun hocam

      • Hasan Basri on 23 Temmuz 2021 at 10:12
      • Cevapla

      Yeni bidatlardan bir tanesinde
      İmamlar hutbede. Sesli salavat şerife okuyup cemaatte sesli dua yaptırıp amiin çektiriyorlar..
      Hutbenin bitimini de budayıp minberden iniyorlar..

    • Baki on 23 Temmuz 2021 at 09:00
    • Cevapla

    Cansin hocam Allah yardımınız olsun

      • BEDİA on 24 Temmuz 2021 at 00:13
      • Cevapla

      Allah razı olsun hocam.
      Yorumlar içler acısı.
      😩

    • orhan kasap on 23 Temmuz 2021 at 08:32
    • Cevapla

    allah razi olsun her konuda insanlari aydinlattiginiz icin diyanet camilere bir gorevli gonderip cami cemaatine soruormu bu camideki imamdan muezinden memnunmusunuz sormuyor inanin okadar bilgisiz kendini begenmis imam muezin var dini bilgisi bir surenin mealini bile aciklamaktan aciz imamlar var lutfen diyanet yada muftulukler camileri denetleyip cemaate sorsunlar insanlara camiyi sevdirsinler camiden uzaklastirmasinlar bu konuya deginirseniz sevinirim allaha emanet olun

      • feti on 23 Temmuz 2021 at 11:51
      • Cevapla

      Aynen

        • Yakup on 24 Temmuz 2021 at 09:49
        • Cevapla

        Bugünün cihadı, d(H) ıyanete sızmış ajanları temizlemek…

      • Kayhan on 24 Temmuz 2021 at 01:18
      • Cevapla

      Muhterem hocam,
      Mevlam sayilarinizi muzdad eylesin.Zuhru ahir namazindan bahsederken genel olarak dile getirdiginiz bakış açısı çok önemli.Ehli sünnet vel cemaat akidesini bozanlar hesap gününü iyi düşünsün vesselam.
      Saygilarimla.

  1. Allah sizden ve sizin gibi bu konuların üstünde duran savunan insanları bilgilendirmelerde razı memnun olsun

Bir cevap yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.